İki katlı düğün salonu, şehrin yeni gözdesi olmuştu. Düğün denince akla gelen ilk mekan. Çiçeklerle süslenmiş sütunları, o güne dek görülmemiş bir ışıklandırma sistemi, cam masaları ve metalik dizaynıyla bir anda insanların ilgi odağı oluvermişti. Sunulan hizmet de kişiye göre değişiyor. İsteyene standart, isteyene istediği gibi. Zamanın ani elektrik kesintilerine de hazırlıklı, jeneratörü var. Orkestrası da kendine özel. Ve o düğün akşamı bu salon tıklım tıklım dolu. Herkes geçim sıkıntısını falan unutmuş, güzellikleri görmeye gelmiş. Yağız'ın ailesinin işleri yolunda gitmişti vaktinde, sıfırdan zirveye çıkmak büyük bir şans. Zaman içinde ortaya çıkan ekonomik dalgalanmalar da fazla etkileyememiş bu şansı. Çekilen, çok büyük acıların ardından sanki kendilerine " Yürü ya kulum!" denmiş. Bu

