3. Bölüm: İzlenme ve Ev

692 Words
Maria ve Victor, uzun bir sessizliğin ardından parktan ayrıldılar. Oyun ikisini de yormuştu. Yavaş adımlarla, yan yana yürüdüler. Güneş batarken şehir turuncuya bürünmüş, gölgeler uzamıştı. Sokak gürültüsü kulaklarını dolduruyordu ama ikisi de konuşmadan yürümeyi tercih etti. Yolun sonunda dört yönlü büyük bir kavşağa geldiler. Tam karşıya geçeceklerdi ki, Maria aniden Victor’un kolunu yakaladı. — Dur! Victor şaşkınlıkla başını ona çevirdi. — Ne oldu? Maria başıyla yolun çaprazında park etmiş beyaz arabayı gösterdi. — O araba… Biz adliyeden çıktığımızdan beri arkamızda. Victor bakışlarını arabaya çevirdi. Birkaç saniye sessiz kaldı, sonra sakin bir ses tonuyla konuştu: — Belki sadece tesadüftür. Maria kaşlarını çattı, sesi alçaldı ama ciddileşti: — Tesadüf mü? Aynı şerit, aynı duraklar… Victor, bu hiç normal değil. Victor’un yüzü gerildi. Bir şey söylemeden Maria’nın kolunu bırakıp kavşağı geçti. Ses tonu bu kez daha kararlıydı: — Burada bekle. — Ne yapacaksın? — Sadece konuşacağım. Merak etme. Victor, kırmızı ışıkları umursamadan karşıya geçti. Maria’nın kalbi hızla çarpıyordu. Adımlarını takip ederken içinde garip bir huzursuzluk büyüdü. Victor arabaya yaklaştığında cam yavaşça açıldı. İçeride takım elbiseli bir adam vardı. Adamın yüzünde hafif bir gülümseme belirdi. İkisi kısa ama belli ki ciddi bir konuşma yaptı. Maria kelimeleri duyamadı, sadece adamın yüzündeki rahatlamayı ve Victor’un kısa baş selamını gördü. Adam cebinden bir şey çıkardı: birkaç banknot ve parlak bir kol saati. Victor aldı, başıyla teşekkür edip uzaklaştı. Araba ağır ağır kavşaktan ayrıldı. Victor ışıklarda bekledi, yeşil yanınca sakin adımlarla geri geldi. Yüzünde ne öfke ne de sevinç vardı; ifadesizdi. Maria gözlerini ondan ayırmadan sordu: — Kimdi o adam? Victor omuz silkti, sesi kayıtsızdı: — Tanıdık biri. Aileden sayılır. 50 dolar verdi. Maria kaşlarını kaldırdı, bakışları keskinleşti. — Niye öyle garip bakıyordu peki? — Bilmiyorum. Param olmadığını söyledim, borç istedim. O da bunları verdi. Maria başını hafif yana eğdi, arabaya bir kez daha baktı. İçindeki huzursuzluk geçmemişti. Gözleri Victor’a döndü. — Şu saate bakabilir miyim? Victor hafifçe gülümsedi ve bileğindeki saati çıkardı. — Al, buyur. Maria saati eline aldı, dikkatle inceledi. Parlak metal, zarif tasarım hemen göze çarpıyordu. — Bu… bayağı pahalı bir saat. Sahipleri zengin olmalı. — Öyle, zenginler tabii. Maria’nın gözleri hafifçe kısıldı. — Peki senin gibi birinin onlarla ne alakası olabilir? Sadece merakımdan soruyorum. Victor sakin bir tebessümle omuz silkti: — Dedim ya, aile gibiyiz. Ya da akraba gibi. Maria bir süre düşündü, sonra başını iki yana sallayıp saati ona geri uzattı. — Buyur. Fazla sorguladığım için kusura bakma. Victor gülümseyerek saati bileğine taktı. — Sorun değil. Birlikte Maria’nın kaldığı eve kadar yürüdüler. Kapının önünde durduğunda Maria derin bir nefes aldı ve zile bastı. Birkaç saniye sonra kapı açıldı. Orta yaşlı bir kadın — üvey annesi Lauren — kapıda belirdi. Maria’yı görünce gözleri büyüdü, dudakları aralandı. — Maria?.. Maria gülümsedi, bir anda kadına sarıldı. — Evet, benim. Lauren şaşkınlıktan donup kalmıştı. Maria’nın sıcak kolları, onun gerçek olduğunun kanıtıydı. Kadın bir an tereddüt etti, sonra yavaşça o da sarıldı. Ama yüzündeki şaşkınlık hâlâ silinmemişti. — Gel, içeri gel. İçeri girdiler. Victor sessizce onları takip etti. Salon sade ama düzenliydi. Maria koltuğa otururken, Lauren karşısına geçti. — Beni burada görmek seni şaşırttı, biliyorum. Lauren derin bir nefes aldı. — Şaşırttı değil… şok oldum. Çünkü… sen… — Çünkü ben artık hapisten çıktım. Babamın yardımı sayesinde oldu. Lauren donakaldı. Maria’nın bakışları sabit, kaçmıyordu. — Yıllardır hakkımda ne düşündüğünü bilmiyorum. Ama o gece… her şey göründüğü gibi değildi. Lauren sessiz kaldı, sonra derin bir iç çekti. — Maria… burası senin için uygun bir yer değil artık. — Neden? — Hapisteyken de söylemiştim. Bizden uzaklaş ve kendine başka bir yol bul. — Sadece bu gece kalmak istiyorum. Babamla konuşup sonra gideceğim. — Baban şehir dışında. Yarın da geç gelir. — O zaman yarın giderim. Lauren başını sessizce salladı. Yüzündeki gerginlik hâlâ kaybolmamıştı. Zihninde aynı korku vardı: Maria hâlâ tehlikeli olabilir. ~~~ Gece... Maria ve üvey annesi yatak odasında sessiz bir şekilde oturuyorlardı. Arada kısa cümleler konuşuluyor, uzun sessizlikler onları takip ediyordu. Evin diğer ucunda, Victor Maria’nın odasında tek başına dolaşıyordu. Raflardaki eski fotoğraflara baktı, oyuncaklara dokundu. Bir fotoğrafı eline aldı: küçük Maria, gülümseyen bir adam ve kadının arasında. Victor’un yüzüne düşünceli bir ifade yerleşti. — Demek böyle bir hayatın vardı… Fotoğrafı yavaşça yerine koydu ve odada dolaşmaya devam etti. Sessizlik odayı dolduruyordu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD