15. Bölüm: Kafe İşi

806 Words
Yemekten sonra uyumaya geçtiler. Jack’in evi, kafesinin üstünde, üç odalı küçücük bir yerdi. Yatak odası da küçüktü; çift kişilik yatak, normalden biraz daha dardı. Victor, Maria’nın bu duruma takılacağını düşündü, ama Maria yatağı görünce kendini üstüne bıraktı. — Maria? — Hmm? — Bir şey demeyecek misin? — Evet, yatak çok yumuşak. Benim yerime arkadaşına teşekkür edersin. Çok yorgunum, kalkamam. — Tamam, derim. Victor odadan çıktı. Maria’yı böyle yorgun görmek ona farklı hisler yaşatıyordu. — Ne o? Uyudu mu? Victor dönüp Jack’e baktı. — Evet, uyudu. Bugün çok yürüdü, yaşamadığı stres kalmadı. — Anlıyorum. — Jack, seninle önemli bir konu hakkında konuşmalıyız. — Ne konuşacağız? — Benimle ilgili. ~~~ Maria uyandığında, ilk kez bu kadar uzun ve huzurla uyumuştu. Etrafa bakınca yerde bir döşek ve buruşmuş battaniye gördü. Kalkıp üstünü değiştirdi ve odadan çıktı. Masada hazır bir kahvaltı vardı, ama evde kimse yoktu. Kahvaltıdan sonra aşağı indi; Jack gelen müşterilere sipariş dağıtıyordu. — Jack, Victor nerede? — Victor sabah erkenden kalktı. Bir şey arayacakmış, neymişse, çıkıp gitti. “1-2 saate dönerim” dedi ama hâlâ gelmedi. — Pardon, bakar mısınız? — Hemen geliyorum. Maria geçip tezgah tarafında oturdu. Bir çift kafeye girdi ve ona yaklaştı. — Sizde soğuk latte var mı? Maria şaşırdı. — Şey, ben… Jack onları görüp yanlarına geldi. — Buyurun efendim, ne arzu edersiniz? — Biz iki soğuk latte istiyoruz. — Hemen hazırlarım. Çiftler için özel indirimimiz var, kullanmak ister misiniz? İkisi de mutlulukla birbirine baktı. — Elbette. — Hemen hazırlarım. Arkadaşımın kusuruna bakmayın, kendisi buralarda yenidir. Yani çalışan değil, bu yüzden şaşırdı. Kız Jack’i över gibi konuştu: — Tabi, siz genelde mucizeler yaratan birisi olduğunuz için biz yanlışlarınızı göremiyoruz. Çift bir masaya geçip oturdu. — Müşterilerle aranda harika bir bağ var. — Teşekkür ederim. Buranın kuralı bu: müşterilere her zaman gülümsemelisin. Hem onları mutlu eder hem de pozitif enerji verir. Latteler hazır oldu ve Jack servis etti. Maria minnettarlık bildirerek geri döndü: — Ahh, yoruldum. — Burada garson yok mu? — Yok, gelenler kısa süreliğine çalışır, sonra parasını alıp gider. — Sağlam bir garsonun yok mu? Yani, hep burada duracak birisi. — Vardı aslında. Dört ay önce evlere servis götürürken kaza yaptı ve bacağını kırdı. Altı aylık izine çıktı. Bir de aşçımız var; o da tatlılar yapmakla meşgul. — Peki kısa süreli gelip çalışanlar nasıl? — Genelde paraya ihtiyacı olanlar oluyor. Ama benim için fark etmez, işimi kolaylaştırıyorlar. Bir haftalık, birkaç günlük çalışıp paralarını alıyorlar. — Peki ben burada çalışırsam? — Yok, olmaz. — Neden? Benim de paraya ihtiyacım olacak. 50–70 dolar arası param var. — Olmaz, sen arkadaşımın arkadaşısın. Benim de arkadaşım sayılırsın, sana olmaz. — Konu para için çalışmaları değil miydi? — Evet, öyle. — Tamam işte, yeni çalışanın benim. Bir hafta kadar da beni yola ver. — Eğer Victor kızarsa, bana arka çıkacak mısın? — Kesinlikle, yanlış bir şey yapmıyoruz sonuçta. — Güzel, o zaman yerleri süpürüp silmekle başla. Sonra da masaları sil. 15 dakikada her yer ışıl ışıl oldu. Müşteriler geliyor, sipariş veriyor, Maria da siparişleri dağıtıyordu. Bir süre sessizlik oldu, Maria tekrar oturdu. — Jack, Victor nasıl birisi? — Vay canına, konuya hemen girdin. Maria’nın normal bakışları konuyu değiştirmesine izin vermedi. — Şey… Victor’u aslında 10–12 yıl kadar önce tanıdım, o dönemlerde iyi arkadaştık. Ailesi de çok güzel ve anlayışlı insanlardı. Victor bazen sinir bozucu olabiliyor, ama gerçekten iyi bir arkadaş. Sana bir sır vereyim mi? — Buyur. — Aslında Victor’un hapse girmesinin sebebi benim. Maria şaşırdı. — Ciddi misin? Yoksa şaka mı yapıyorsun? — Şaka yapsaydım gülerdim ama ciddiyim. — Nasıl peki? Birisi sipariş verdi, Jack hazırlarken anlatmaya devam etti: — 6–7 yıl öncesine kadar ailevi sıkıntılar yaşıyorduk, geçinemiyorduk. Kafeyle ilgilenemiyordum, sonra dolandırıcılık gibi işler yaptım. Victor beni durdurmak istedi ama kabul etmedim. O da “Madem durduramıyorum, yardım edeyim” dedi. İşte bu yüzden… — Peki neden sana hâlâ “arkadaş” diyor? Hapise girme sebebi sendin. — Haklısın, bunu bazen ben de düşünüyorum. Elindeki tepsiyi Maria’ya uzattı. — Bunu 8-ci masaya götür. — Peki. Maria tepsiyi masaya koyduğunda Victor kafeye girdi. Maria’nın önlük giyip servis yaptığını görünce şaşırdı. Jack’e sordu: — O niye çalışıyor? — Para kazanmak için, öyle dedi. — Sen de izin verdin? — İşime geliyor, sonuçta çalışana ihtiyacım var. Maria tezgaha geldi: — Hoş geldin, nihayet geldin. Çukura falan düştün sandık. Victor işaret parmağıyla onun alnına vurdu: — Bana bak, garson’cuk. Şimdi eline temiz bir mendil alıyorsun, en harika manzaralı masayı seçip üstünü parlatıyorsun. Sonra bana buzlu Americano yapıp o masaya koyuyorsun. Sonra da bana o masaya kadar eşlik ediyorsun. — Başka arzunuz var mı, majesteleri? Niye sana eşlik edeyim ki? Masalar zaten temiz, Americano’yu Jack yapar, o biliyor. Victor iki kere omzuna vurdu: — Hadi, tatlı garson, müşteri her zaman haklıdır. Maria göz devirdi, mendili alıp gitti. Victor gülümseyerek arkasından baktı, sonra hızla Jack’e döndü: — Nasıl geçti? — Harika, “bana güvenebilirsin” demiştim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD