9. Bölüm: Anılarıma Anı Katıyor

679 Words
Sıradaki hedef: Oklahoma City otogarı. Maria, elinde defter, uyuya kalmıştı. Victor, uyandığından beri onu sessizce izliyordu. Otobüs Oklahoma’ya yaklaşırken aniden sağa döndü; Maria, Victor’un kucağına düştü. Ardından ani bir sola dönüşte cama çarpıp dengelerini kaybettiler. Yolcular hep bir ağızdan şoföre bağırmaya başladı. Maria kendine geldiğinde Victor hâlâ ona bakıyordu: — Neden öyle bakıyorsun? — “Eşime” bakıyorum. — Bu konuyu ne zaman kapatacaksın acaba? — Bilmem… Canım ne sıkılırsa o zaman herhalde. — O zaman çok işimiz var. Şoför otogara yetişince mikrofonu eline aldı: — Sayın yolcular, size bir soru sormak isterim. Saat şu an 16:13. Eğer isterseniz geceyi burada geçirir ve yolumuza yarın devam ederiz; isterseniz yolumuza devam ederiz. Kararı sizlere bırakıyorum. Yolcular ikiye bölündü; kimisi kalmayı, kimisi gitmeyi tercih ediyordu. Sonunda yaşlı bir adam ayağa kalktı ve herkesi susturdu: — Bizim için fark etmez, sana hangisi rahatsa öyle yapalım. Ama saat erken olduğu için gitmek daha iyi. İtiraz edenler de oldu, hak verenler de. Şoför kapıyı açtı ve mola vermelerini istedi. Sabah bavulları karıştıran kadın ailesiyle birlikte otobüsten indi; varacakları yere ulaşmışlardı. Victor, onlar gittikten sonra rahatladı: — Nihayet gittiler, yarına kadar yüzlerini göreceğimi sanıyordum. Maria dalgın olduğu için onu duyamıyordu. Victor onu çağırdı: — Maria! Maria! — … — Maria? Hadi gel, inip biraz nefes alalım. — Ha? Tamam, inelim. Otobüsten inip etrafta dolaşmaya başladılar. Maria, başını cama çarptığı için ağrılı ve halsiz hissediyordu. Victor ise elinde kamera, etrafa bakıyor, fotoğraf çekmek için uygun yer arıyordu: — Hah, burası iyi. Şuraya gidelim. Hoş bir binanın önünde durdular. — Hadi, şurada dur, seni çekeceğim. — Çok yorgunum, halim yok. Hem kıyafetlerim de iyi değil. — Şu binanın tepesine bak, bir şey var gibi. — Nerede? Maria dönüp bakarken arkadan bir ses duydu. Victor fotoğraf makinesini elinde sallıyordu: — Neyi çektin sen? — Bak, sanat eseri gibisin. Maria fotoğrafa baktı. Aslında güzel çekilmişti ama o hâlâ rahatsız hissediyordu: — O kadar da iyi değil, atalım bence. — Olmaz, gelecekte bakıp güleceğiz. — Saçmalama, ver şunu. Victor makineyi yukarı kaldırdı: — Aaaa… “Eşine” haksızlık ediyorsun ama. — Versene şunu. Kamera elinden kaydı. Victor havada yakaladı, sonra fotoğrafın Maria’da olduğunu fark etti: — Lütfen yırtma. — Neden? Kötü çıkmış işte. — Lütfen… söz alay etmem, lütfen yırtma. Maria yırtmak istese de başaramadı. Fotoğrafı Victor’a verdi. Victor gösterdi: — Hayatta en güzel fotoğraflar, aniden ve hissettirmeden çekilenlerdir. Hem yüzün görünmemiş, hem de rahat görünüyorsun, gayet güzel yani. — Tamam o zaman, bunu da albüme koyarsın. Saat kaç? — 15:33, molanın bitmesine 25 dakika var. Hadi bir şeyler alalım. — Tamam. ~~~ Herkes otobüse geri döndü; yol zamanı geldi. Şoför, herkesin yerinde olduğundan emin olduktan sonra otobüsü çalıştırdı. Sıradaki durak Memphis’ti. — Memphis sessiz bir şehirdi, değil mi? — Evet, orada da bir fotoğraf alırım. — Benim albümümü fazla fotoğrafla doldurma. Geleceğe de yer ayırmak lazım. — O zaman daha büyük bir albüm alırız. — Tatlı? — Olur. Memphis oteline yaklaşırken otobüsün benzini bitti. Bazı yolcular söylenirken, bazıları “ittirelim bari” diyordu. Biraz uğraştıktan sonra otobüsü otelin önüne getirebildiler. Bazıları otele girdi, bazıları otobüse benzin gelene kadar bekledi. Otelde akşam yemeği hazırlanmıştı. Maria telefonuna baktığında saat 17:08 gösteriyor, şarjı da azalıyordu: — Şarj aletine ihtiyacım var. — Birinden al. Yemek sırasında tak, yemekten sonra geri ver. Maria çekinerek de olsa bir bayandan şarj aletini istedi. Yemek sırasında sürekli telefonuna bakıyor, içini rahatlatmaya çalışıyordu. Yemekten sonra odalarına çıktılar. Victor pencereden dışarı bakıyor, manzaranın fotoğrafını çekiyordu. Maria yüzünü silerek banyodan çıktığında, Victor fotoğrafları albüme yerleştirmiş, birinin altına not yazıyordu: — Ne yapıyorsun? — Fotoğrafın altına not yazıyorum. — Nota gerek yok ki, biz hiç yazmadık. — Ben yazayım o zaman. Ne zaman hangisini yaptığımızı birlikte hatırlayalım. Maria albümü alıp notu okudu: "18.05.1996 15:33 Fotoğrafta iyi çıkmamışım" "18.05.1996 18:03 Memphis manzarası" — Anıları kaydetmen iyi aslında. — Gelecekte birlikte bakıp eğleniriz. Belki de duygulanırız. Maria başını kaldırıp Victor’a baktı: — Geleceğe pek heveslisin, bakıyorum. Birlikte ne olacağımız belli değil ki… Ya ben ailemi bulduktan sonra ayrılırsak? Victor gülümsedi ve emin bir şekilde cevap verdi: — Ben geleceğe değil, sana bakarak umutlanıyorum. Çünkü senin yanında olmak daha iyi hissettiriyor, anılarıma anı katıyor.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD