BÖLÜM 1- DAVET
Telefonum üçüncü kez çaldığında ekrana bakıp susturdum.
Arayan numara kayıtlı değildi.
Normalde önemsemezdim.
Ama bu kez ekranda yalnızca bir numara değil, babamın yıllar önce öldüğünü sandığım bir tarihle birlikte gönderilmiş tek bir mesaj vardı.
«Gece yarısı. Vesper Malikanesi'nin kuzey kapısı.»
Kaşlarımı çattım.
Mesajın devamı yoktu.
Sadece birkaç saniye sonra ikinci bir mesaj geldi.
«Yalnız gel, Lara.»
Kalbim hızlandı.
Babamın ölümünden beri kimse bana bu şekilde hitap etmemişti.
Çünkü babam bana hiçbir zaman Lara demezdi.
“Küçük Vesper.”
Onun bana söylediği tek isim buydu.
Telefonu masanın üzerine bıraktım ve pencereden dışarı baktım. Şehrin ışıkları uzaktan sakin görünüyordu. Oysa içimde, adını koyamadığım bir huzursuzluk büyüyordu.
Bir şeyler olacaktı.
Bunu hissediyordum.
Saat 23.47'de arabaya bindim.
Malikaneye giden yol her zamankinden daha uzun geldi. Kuzey kapısına yaklaştığımda güvenlik kulübesinin boş olduğunu fark ettim.
Bu imkânsızdı.
Vesper ailesinin evinde hiçbir zaman güvenliksiz bir gece olmazdı.
Arabadan indiğim anda arkamdan bir ses geldi.
“Buraya gelmemeliydin.”
Döndüm.
Karanlığın içinden bir adam çıktı.
Uzun boylu, siyah takım elbiseli ve yüzünde hiçbir duygu olmayan bir adam.
Bakışları üzerimde durdu.
“Sen kimsin?”
Adam cevap vermedi.
Birkaç saniye boyunca sadece birbirimize baktık.
Sonra cebinden küçük, siyah bir zarf çıkardı ve bana uzattı.
“Bunu baban bıraktı.”
Nefesim kesildi.
“Babam öldü.”
Adamın dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
“Bunu kim söyledi?”
Zarfı elimden düşürecek gibi oldum.
Çünkü zarfın üzerinde tek bir şey yazıyordu:
LARA VESPER'A — GERÇEĞİ ÖĞRENMEYE HAZIRSAN AÇ.
Başımı kaldırdığımda adam çoktan arkasını dönmüştü.
“Bekle!”
Durmadı.
Karanlığın içinde kaybolmadan önce sadece bir cümle söyledi.
“Bu gece burada gördüklerini unut.”
Sonra silah sesi duyuldu.
Ve adam yere yığıldı.
Donup kaldım.
O anda kuzey kapısının diğer tarafında bir çift gözün beni izlediğini fark ettim.
Karanlığın içinden gelen erkek sesi soğuktu.
“Lara…”
Bir adım geri çekildim.
“Koş.”
Ama ben kaçmadım.
Çünkü o sesi tanıyordum.
Leonardo Moretti.