Burcu (Leyla)
Peşi sıra izledim beni babama götüren kizi.
" Vallahi de öyle bir zamanda gelmişsin ki a kuzum... babanın duası kabul oldu, ah ne ağladı o adam ne agladi"
Zavallı adam, kalbimdeki vicdan yükü daha da agirlasmis hala her gözden korku ile kaciyordum. Korkuyordum hem de çok... Iceri girdiğimizde ahşap kapı açılır açılmaz onu gördüm
Seccadenin üstünde elinde tesbih ,oturmuş dua ediyordu.
" Bil bakalım kim için ediyor?"
Kim için, kizi için mi? Gözlerimi yas kaplamisti. Burcu... Onu o halde bırakmak o kadar zordu ki...
" Hele Cemal amca dön de bir ardına bak, Allah duani kabul etmiştir"
Ağır ağır döndü, bir eli seccadenin ucunu kivirarak. Başında el işlemeli beyaz bir kasket, üstünde pijamasi, kahverengi hırkası, ayağında çorapa benzer deri fermuarlı bir çorap.
Beyaz saçı sakalı ile yemyeşil gözleri vardı. O yesil gözler yaş doldu beni görür görmez. Dudağı bukulerek kalktı güçlükle
" Allahima şükürler olsun beni kınalı kuzum"
Kollarini açmış beni bekliyordu, gözünden tane tane yaş süzülürken adım attım. Utanç içinde, korku içinde ve hak etmediğim bir özlemle.
Kollarına sardi beni. Bir cicek kokuyordu babam. Babam? Ne çabuk kabullendin Leyla?
Nasil da sıcak, nasıl da huzur veriyor. Hıçkırarak ağlıyordu elleri saçımı okşarken. Oysa birkac gün önce o saçlardan tutup sürüklüyor sarhoşun birisi beni
" Baban kurban olsun sana kınalı kuzum"
Yasladım başımi omzuna, sardım kolladimi yaşlı adamın vücuduna. O an kabul ettim Burcu olmayı. Tüm ruhumla kabul ettim.
" Baba"
Öyle kisikti ki sesim, kendim bile zor duyyordum.
" Guzel kuzum benim"
Alışırım ama ben bu kucağa, bu sevgiye çok alışırım. Kollarında kuculdum adamın, küçücük saf tertemiz bir kız çocuğu oldum.
Yüzümü ellerinin arasına alıp " Melek kizim benim" dedi. Bana dedi, Melek dedi...
Melek? Bir bilsen nasıl kirlettiler o meleği , nasil incittiler.
Seyit Bey
" Ne olacak şimdi? Cesur ile bu kız mümkün mü?"
Neden mümkün olmasın, kardeşime can borcum var dahası kızını bana emanet etmiş ne demek mümkün mü?
Hanım yillar öncenin hesabini kapatamamis tüm gücü ile direniyordu bana sözümü çiğnetmeye
" Ben evet diyeceğim senin oğlun hayir diyecek öyle mi Zekiye hanım? Kurt daha kocamadi"
O kız bu eve gelin olacak. Kardesim dediğim adama sözümü her ne pahasına olursa olsun tutacağım.
Burcu
Babam koltuğa oturmuş başımı göğsüne yaslamis okşayarak bana anılarımızı anlatıyordu. Masal gibi dinledim. Burcu'nun tüm yaramazliklarini anlatırken aniden
" Ah benim ihtiyar kafam... yorgunsun değil mi kınalı kuzum" deyip başıma hasret kokan bir öpücük bıraktı
Huzur böyle bir şey mi? hiç bitmesin ...
Bir taraftan esneyip bir taraftan " anlat baba seni dinliyorum" diye söylenirken kapandı gözlerim.
İlk defa uykuya dalarken korkmuyordum. Kurtuldun mü Leyla? Bitti mi?
İstanbul Olay Yeri
Atakan
Her köşe bucagi araştırırken polis memuru koşarak yanıma geldi " Komserim çalıların dibinde bir kadin cesedi bulduk, evden 300 metre ileride"
Al işte korktuğum çıktı... yerdeki kan izlerinden belli kaçan birisi varmış ve belli ki yaralı " Ekipten birileri intikal etsin ben de geliyorum"
Çıkmaz bir dava daha! Belli ki görgü tanigiydi onu da infaz ettiler.
" Komserim" Elinde kamera ile gelip önüme uzattı olay yeri incelemeden memur " şuna bakin"
Yerdeki kan izlerinin yanında bir ayak izi... çıplak bir ayak izi... kana basmis belli belirsiz de olsa şeklini almış ayağının
" kadın ayağı mı o, bir kadın daha varmis"
Cesur
Toplantı odası iyiden iyiye boğmaya başlamıştı. Sonunda istediğimiz rakama ikna oldu müşteriler.
" O halde el sıkışıp kalkalım, biraz daha oturursak fiyat iki katına çıkacak Cesur bey de bizi bir şekilde ikna edecek"
Odada kahkaha yükselirken yere düşen metal çay kaşığı sesi ile o ana gittim. Tesisteki o ana. Yemyeşil gözleri ile incecik elbisesi, bozuk parasının peşindeki turuncu kafaya.
Ne zaman turuncu kafalı birisini görsem onu hatırlardim ama ilk defa sanki oydu karşımdaki. Burcu... Bembeyaz teni, çağla yeşili gözleri ve o turuncu kafası ile aklıma kazındı.
Simdi kim bilir nerede? Ne halde. Hiç aklına geliyor muyumdur? Çocukluk aşkı deyip unuttu mu? daha 10 yaşındaydım o ise 6...
Şekeri yediğimizde yüzük kalırdı sonunda. O yüzüğü parmağına takip seninle evleneceğim dedim diye elimi isitmisti deli kız
Bambaşkaydı Burcu. Hiç kimseye benzemezdi. Ele avuca sığmaz, o turuncu kafası ile eşsizdi iste.
Evden gelen arama ile dusuncelerimden siyrilmistim
" Söyle anacığım Babam yine ne emir buyurdu"
Sıkıntı ile soludu.
" Sorma oğlum, başımıza geleni ne sen sor ne ben söyleyeyim. Onca yildan sonra çıktı geldi soysuzun tohumu"
Kim, kim geldi?
Koltukta dogrulmus elim sımsıkı masayı kavrayıp destek almıştım
" Kim anne? kim geldi?"
" Nihal'in kizi"
Doğru mu duydum ben?
" Baban şimdiden gelinim geldi havasında. Oğlum o soysuz kadının kizini olurum de gelin olarak almam. Söyle babana istemiyorum de. Halit'in oğluna yapsinlar"
Gelmis... Sanki sesimi duymuş. Nasıl da merak ediyorum onu
" hemen geliyorum"
" Nereye geli..." cümlesini dinlemeden kapattım telefonu. Arabaya atladığım gibi konakta aldım soluğu.
Avluya girer girmez Seher karşıladı beni " hos geldiniz beyim, bir emriniz var mı?"
Soluk soluğa sordum " nerede?"
Kendince gülmesini belli etmiyordu bana, bense tek tek göz gezdiriyordum havluya bakan odaların pencerelerine
" Amcanizin odasinda"
Neden böyleyim? Bu kalp çarpıntısı da ne? Ağzımdan çıkacak sanki kalbim. Amcamın odasina doğru attığım her adımla daha da şiddetlendi.
Merdivenlerden adeta koşarak çıktım. Kapıyı usulca açtığımda amcamı gördüm koltukta oturuyor ve o...
Turuncu saçları dökülmüş amcamın göğsüne. Gözümü ondan ayıramazken fark ettim üstündeki elbiseyi
Bu... o kız? Tesiste gördüğüm kız mı?
Ah tanımadım mi beni turuncu kafam. Tanımadın mı?
" Geldi bak, sonunda geldi babasina"
Oyle derin uyuyordu ki...
Onu görünce fark ettim yıllardır içimdeki eksiği. Neyi beklediğimi bilmeden beklemişim onu. Gülümseyerek kafamı sallayıp çıktım odadan
Salona geldiğimde annemin sesi yankilaniyordu
" Kimdir nedir belirsiz, annesi desen... açtırma bana ağzımı bey! Hayatta almam o kizi oğluma. Para ver ne yaparsan yap ama ne olduğu belirsiz kizi almam oğluma. Hem Cesur da istemez"
Kapıyı açıp içeri girdiğimde sinirden kızarmış Babam ve annemi ayakta birbirlerine girmiş şekilde buldum
" Isterim anne"
Babamın sinirle gerilen yüzü yumusarken annem öfke ile bagirdi
" Ne dediğinin farkında misin sen? "
Farkındayım... isterim, hep istedim, tek onu istedim onu bekledim.