Burcu( Leyla)
Cok isterdim onun hayal ettiği gibi tertemiz olmayı. Bana içimi rahatlatacak cümleler kurarken birazdan belimden çözdüğü kirmizi kuşağın hiç bir anlamı olmadığını anladığında ne yapacaktı?
Kendisi mi kiyacakti bana kapısındaki adamlardan birisine mi yaptıracakti ya da en fenası... babama mi yaptiracakti ' temizle namusunu ' diyerek.
" Korkma, çok hassas olacağım güzelim "
Aletini girişime dayayıp üstüme uzandığında sıcak nefesi yüzüme çarparken kapattım gözlerimi. Alnı alnımda, ellerim çarşafı sımsıkı kavramış birazdan olacaklara hazırdım
İçime girmeye başladığı anda üstümdeki adamın giderek kabaran öfkesini gozum kapalı olmasına rağmen fark etmiştim. Heycan dolu nefesi öfke ile harmanlanmış, yüzüme ateş kusarak girerken dişlerini sıkma sesini duyuyordum...
Masal bitti... kül kedisinin arabası kabaga dönüştü! Gözümü açtığımda gördüm yüzünü. Öfkeden gerilmiş, ter içindeki yüzüne eşlik eden can alici bakisi ile kabarmış boğazı, nefret kusarak kendini içime gömüyordu.
Hassas başlayan sevisme giderek sertlesti. Göğsümü ezercesine sıkarak gozunu bir an olsun gozumden çekmeden içime şiddetle girmeye devam ediyordu
Bende cekmedim gözlerimi. Bir şelaleden akan yaşlar gibi arkası kesilmeden akan gözyaşlarıma rağmen çekmedim.
Yüzündeki öfke, igrenme en az aşkı kadar gerçekti. Göğsümü ezercesine sıkan elini kaldırmış öfke ile kaldırdığı eli tüm gücüyle inmişti.
Gözlerimi sımsıkı kapatmış öfke ile ard arda inen eliyle içime girmeye devam ediyordu
" Allah kahrersin, kahretsin "
Gözlerimi güçlükle de olsa açtığımda yine goz halesini buldu bakislarim. Her inen eli ile korkuyla kapatsam da tekrar tekrar açıp baktım gözbebeklerine.
Başımın yanına bir kere daha indi eli yastığa yumruk atarak. Tüm bedeni üstümde gerilerek bosalirken başımın iki yanındaki elleri ile yastığı sımsıkı kavramış, yuzu yüzüme nerede ise burunlarımizin ucu değecek kadar yakın haliyle öfke kusuyordu bana
Hic bir şey söylemeden üstümden kalktı, banyoya gitti. Yatakta öylece kalmıştım. Tüm bedenim onun gidişi ile titreyerek sarsilmaya başladı. Ne yapmalı?
Banyodan gelen su sesini duyduğumda güçlükle de olsa toparlanıp üstüme bir elbise geçirdim.
Ne olacak şimdi? gözüm aynanın önündeki silaha gitti. Simdi mi yapacak?
Salona geçmiş duştan çıkmasını bekliyordum. Kaderimi çoktan kabul etmiştim. Burada mi yapacak? Belki de başka yere götürür, orada yapar. Ya da daha sonra yapar. Yuzu öyle öfke doluydu ki!
Cesur
Banyo duvarını yumruklamaktan yorulmuş suyun altında defalarca küfürler savurmuştum
Nasıl yapar, nasıl kandırır beni? Beline o kuşak takılırken aklı neredeydi ?
Kahretsin, Allah kahretsin...
İçimde kabaran öfke ile duştan çıktığımda yatağın boş olduğunu gördüm. Gozum yatağın üstündeki çarşafa takıldı. Öfke ile gülümsedim.
Annem haklı çıktı, annem haklı çıktı... belki de en acısı bu. Salona açılan kapıya geldiğimde onu gördüm. Koltukta oturuyordu. Benim geldiğimi fark edince ayağa kalktı.
Kapıyı suratına kapatırken hala ayakta bekliyordu. İçeri geçip yatağın üstündeki çarşafı öfke ile savurup uzandım yatağa.
Lanet olsun kime verdin kendini? kime ?
Burcu
Kasigim sanciyordu. O şu ana dek ilişkiye girdiğim tüm erkeklerden çok daha iriydi, çok daha sertti. Canımı acıtmak istedi, canı acıdığı kadar hatta belki daha da fazla.
Sanciyan kasigima bastirirken mırıldandım ' acıttın, çok acittin' . Elim sanciyan karnımı tutarken yüzüme kapanan kapı ile koltuğa kivrildim
Otururken bile batiyordu. Sertti, gogsum hala sızlıyordu. Gözyaşım akarak ovalarım hassasca. Geçmedi acısı. Ne etimdeki ne kasigimdaki , ne de kalbimdeki...
Ne zaman yapacak, içeride ona mı karar veriyor? kime yaptıracak? Söyleyeyim 'ben kendimi öldürürüm yeter ki babama söyleme ' diye yalvarayim
Eli kirlenmesin benim kanımla, değmem ki. Sıradan bir gün gibi o işe gitsin, ben yaparım . Yeter ki babama söylemesin.
☆
☆☆
☆☆☆
Kapı sesine açtım gözlerimi. Sıçrayarak uyandığımda yatak odasının kapısınin da aralik olduğunu görmüştüm. Sabah ışığı odaya düşmüş, pencereden süzülen ışık huzmeleri gözümü kamaştırıyordu
Yanıma geldiğini ise bas ucundaki silahı görünce anladim. Yapacakmis. Kalkıp susmak bilmeyen ahşap kapıyı açtığımda mutfaktaki kızlardan biriydi karşımdaki
" gelin hanım buyukhanim çarşafla büyük salonda bekliyor sizi"
Çarşafla büyük salonda.. kafamı sallayıp kapıyı kapatırken gozum yatak odasının aralanmis kapısına takıldı.
Bir müddet bekleyip saate baktım. Babamı çoktan hastaneye goturmuslerdir.
Derin derin nefes alip çıktım odadan. Açık terastan büyük salona girdiğimde içeride bes kadın daha vardı. İşte bunu hiç beklemiyordum. Nasıl anlatırım ki şimdi?
Koltuğuna kurulmuş sert bakışlarla beni suzdu gülümseyerek ettigi sohbetini yarim birakıp
Gozu boş olan ellerimde gezindi. Ayağa kalkıp yanıma gelirken kurbanlık bir koyun gibi çoktan hazırdım her şeye.
" Sana çarşafı da istediğimi söylemediler mi?"
Fısıltilar yükselmeye başlamıştı. Gozum fisiltilarin sahiplerinde gezdi. Bir avuç leş kargasi birazdan sahipsiz bir kizi kendileri daha şanslı diye namussuzlukla itham edip namuslu olacakti
Kolumdaki aci ile bakışım ona döndü " sana soruyorum çarşaf nerede?"
Kollarımı öyle sert sıkıyordu ki, gozumde biriken yaşlara inat diktim başımı.
" Yok değil mi, yok... seni namussuz seni"
Yüzüme inen tokatla yere kapandigimda odadaki fisiltilar şaşırma nidalarıyla kınama cümleleri, Allah korksunlar ,evlerden ırak yakarislari eşliğinde dolandi odada
Saçımda hissettiğim eli ile " biliyordum, senin ne namussuz olduğunu daha görür görmez anlamıştım yosma seni"
Ve yine kalkti eli... Daha ilk tokadinin sızısı geçmeyen yüzüme tekrar indirdi elini. Bir daha kapandım yere.
Ne denir, nasıl savunulur? Dahası bu insanlara hal nasıl anlatılır? Baba... affet beni. Affet Burcu. Ben böyle olacağını bilemedim. Cesur'a güvendim, bir sürü kadının içinde olacağını bilemedim bu konusmanin
Bas ederim sandım. Halimi anlatırım. Bilemedim. Kendi aramızda gizli kalır gerekirse kıyarım canıma isterlerse yaparım ama babam öğrenmez demiştim lakin büyükhanimin bunu şova donusturecegini bilemedim
Tekrar kalkan eli yüzüme daha inmeden kapattım gözümü
" Sakin o elin karıma degmesin"
Gözümü açtığımda tüm uğultu susmuş odayi derin bir sessizlik kaplamisti. Sessizlik ve onun öfkesi. İçeri girdiğinde gözü bendeydi.
Koluma girip kaldırdı annesinin ayağının dibinden. Kanadının altına sakanir gibi saklanırken elindeki beyaz bezi annesinin üstüne attı
" Bu rezillik de ne anne? sen benim karımi kimlerin önünde küçük dusuruyorsun, kim bu insanlar? kocaları benden iş kapmak için yalvaran kadınların önünde benim karımı mi aşağıladin sen"
Gozum yere düşen beyaz çarşafın üstündeki kan lekesindeydi.
" Oğlum ben..."
Ne diyeceğini bilemeden kekelerken kükredi " defolun evimden, kocalarınıza da söyleyin hiç birsi ile işim olmaz bu saatten sonra. Nedenini sorarlarsa eşime yaptığınız saygisizligi anlatin"
Kadınlar odayi koşarak terk ederken o annesine dikmisti gözünü. Beni korumak değildi bu, bu annesine karşı çıkma çabasıydi, anlamıştım
Onu haklı çıkartmama çabası.
" Sakin bir daha karıma yakışıksız bir söylemde bulunma"
Elimden tutarak beni odadan çıkartıp terastan odamıza dek sürükleyerek goturdugunde iceri adeta savurarak attı
" kafayı mı yedin lan sen, ne bok yemeye gidiyorsun sanki ...."
Sanki ne? Sanki temiz namuslu bir kizmisim gibi mi? Güven dedin güvendim Cesur. Gozumden yaş süzülürken "o kadar zamanin vardı, neden demedin?" sorusu ile dikti bakışını bana.
Sustum, sadece sustum. Suskunluğum onu daha da öfkelendirmisti
" konuşsana lan neden demedin? Ne zaman kaybettin bekaretini?"
Ölümden beterdi sorusu, bakışları. Üstüme gelmiş bir kaç santimlik mesafede nefretini kusuyordu
"Kac kişi ile yattın? "
Cesur mu bu? Az önce beni annesinden kurtaran adam mı? kanadına saklandigim adam? Şaşkın bakislarimla onu tanimaya calisiyordum, Cesur muydu bu gerçekten de?
Adeta gozu donmuscesine duvara vurarak " çıldırtma lan beni, cevap ver toy oğlan mi sandın beni? bir kadın bir iki defa mı ilişki yaşamış yalama mi olmuş anlamayacak adam mıyım?"
Ne ara kalktı, nasıl indi bilmiyorum. Korku ile yanagina inen elimi çekmis endişe içinde bakarken yedigi tokadın etkisinden çikmasiyla kolumdan tutup tekrar yataga attı.
Üstüme kapanip eteğimi siyirmaya başladı.
" ac bacağını, nasılsa alisiksindir" deyip aletini girişime dayamış öfke dolu gözlerle kulaklarımdan asla silinmeyecek sözler sarf ediyordu
"Tek bir yanlışında gözüm hiç bir şeyi görmez. Duydun mu beni. Seni öldürürüm Burcu." Aleti girişimde içimi yararak ilerlerken acı ile inlememek için direndim.
Canımı acıtmak istiyordu ve bunu çok iyi basariyordu. Üstümde tum şiddeti ile içimi doldururken alnini alnıma dayamış " Senden sonra da kendimi öldürürüm " diyerek bacaklarımı ezercesine sıkan elleri yüzünden daha fazla dayanamayip aci içinde inledim
Çenemi kavrayan elinin parmakları etime gecmis, başımı yataga gömmüştü" seni... " öfke dolu nefesi yüzüme çarpıyordu. Dişlerini sikarak arasından çıkan sert , igrenen ses tonuyla boğazından dökülen sehvet sesi tam bir tezatlık icindeydi
Nefesi içki kokuyordu. Sarhostu, hem de fazlasıyla sarhoş
" seni... desene, kendini her erkeğe veren kızlar der ya ' aşkım sen ikincisin ' diye desene"
İri erkekliğini icimden çekip tekrar girişime dayamış içime daha da sert dolmaya başlarken çenemi sımsıkı kavramış , yüzümü kendine cevirdi
" kacirma gözünü, yediğin boktan mi utaniyorsun kacirma"
Kaçırmadim. Dudaklarımı bastirarak meydan okudum. Söylemeyecek babama, ne isterse yapsın yeter ki o bilmesin, o utanmasin benden.
İçimde iri erkekliği ile acimasizca girerken elleri göğsümü ezercesine sıkmaya devam ediyordu. Doymuyordu Canımı acıtmaya. Gözlerinden yaşadığı hayal kırıklığını görüyordum.
Öfkesinin ardinda ama taze... Canımı yakınca geçecek mi acın, dinecek mi?
" Lanet olsun seni öptüm.. " eli ile dudağını sildi. O an şiddetle sarsilarak ağlamaya başlamıştım
Şaşkın gozlerle baktı bir müddet. Bir an " Bana guven" diyen Cesur gibi baktı, sadece bir an. Ve hemen ardından hızla geldi canavar. Içime dolmaya devam etti alkol kokan nefesi tenime carparak
Boşalip rahatlamışti, aletini icimden çektiğinde bacağımi savurarak attıp uzaklaştırdı beni kendinden. O an fark etmiştim baldirindaki beyaz bezi.
Acemice sarılmış bacagindan kan sızıyordu. Simdi anlamıştım buyukhanimin yüzüne çarpan carsaftaki kanın nereden geldiğini. Kıyamadin mi bana Cesur yoksa kendini mi düşündün?
Çıplak bedenimle yatağın bir köşesine kıvrılırken yanıma sirt üstü uzandi.
Bense göğsümün kalcamin sizisindan daha çok içimi sızlatan sözleri ile usulca banyoya gittim
Ve masal bitti, prens gitti...