“İçimden bir ses Can burada, diyor.” “Vallahi benim içimdeki seste tam olarak onu söylüyordu.” Kerem’in evdeki yakın koruması Can, ben doğum iznine çıkmadan önce restoranda çalışmaya başlayan Cemre’yi görmek için gün aşırı restorana uğruyordu. Çünkü düzenli olarak her gün “Yenge, bugün çıkan menü çok güzeldi. Cemre Hanım’ın ellerine sağlık…” diyordu. İşin garip tarafı Cemre yemek yapmıyordu, tabaklama bölümündeydi. Çocuğun içindeki Cemre aşkını öldürmemek için bir şey de diyemiyordum. “Bak ne dedim ben!” Kerem restoranın önünde Can’a verdiği arabayı görünce kafasını hafifçe sallayıp güldü. “Ah ulan Can… ah ulan Can…” araba durduğunda yeniden dikiz aynasından baktı. “Sen içeriye geç, ben Deniz’i alıp gelirim.” Bu lafı daha çok “Sen içeri geç. Hasret gidermeye başla. Biz arkandan gelir

