(AYLAR SONRA) (Garipçe, İstanbul) (Taş Ev) Hani biz insanlar hiç uyanmak istemeyeceğimiz rüyalar için uyur, uyanmak için can atacağımız kabuslarla uyanırız ya; ben uyanmamak için güç sarf edeceğim bir hayatın tamda ortasına düştüm. Bir zamanlar nefret ettiğim, sevmek dahi istemediğim kocama deli divane aşık olmuş, onun bana zorla kurdurduğu yuvayı sevmeye başlamıştım. Kader. Ondan nefret ederken onu sevmek benim kaderimmiş. Bunu biraz geç fark ettim. Duvarları taştan olan evimizde ölmeyi beklerken şimdi yaşamla ölüm arasındaki o ince çizgiye ona dair anılar biriktirmeye çalışıyorum. Evet doğru yerdesiniz. Burası Taş Ev. Ben Farah. Farah Sürenoğlu. Deniz’le Oktay’ın kızı, Kerem’in eşi ve Deniz’in annesiyim. Duvarları taştan olan evime hoş geldiniz. Hiç çekingenlik etmeyin, misafi

