“İyi akşamlar Farah Hanım, nasılsınız?” “Seni sormalı Can, sen nasılsın?” “Çok şükür…” Elimde duran kontağa uzanıp nazik bir şekilde arabaya binip park etmek için hareket ettirdi. Gözlerim eve kaydı. Işıkları yanıyordu. Yani Kerem evdeydi. Büyük adımlarla kapıya yaklaşıp anahtarı yerleştirdim ve hızla içeri girdim. Yine bir şarkı açmış kendi kendine şarkıyı mırıldanıp duruyordu. Geldiğimi sanırım fark etmemişti. Yoksa şimdiye kadar mutfak kapısından kafasını uzatıp bana gülümserdi. “Kerem?” dedim nerede olduğunu anlamak için. “Mutfaktayım…” dedi sakin bir şekilde. Üzerimdeki montu ve ayakkabılarımı çıkarıp adımlarımı mutfağa yönelttim. Beyaz gömlekle ocağın başında durmuş bir şeyi karıştırıyordu. “Kerem ama ne demiştim ben sana?” dedim hafiften kızarak. “Valla güzelim, çıkaracak v

