"Zarar ettiniz mi?" dedim bana bakmayan gözlerine bakarak. "Evet ama önemli bir miktar değil. Dokunmuyor bile lakin anlaşma yaptığımız şirkete mahcup olacağız. Ek süre istesek en az altı ay." Gerçekten de zor bir durumdu. "Ne desem bilemedim,” dedim alnımı kaşırken. “Ama senlik bir şey yok takma kafana." "Aslında benlik bir şey var," dedi arkasına yaslanırken. "Asistanlık başvurularında bundan böyle erkekleri alacağım. Ne zaman genç bir kız gelse ama iş yapmak değil masanın iki adım ötesine geçebilmek." "İnsanların fikriyle zikri kötüyse senin ne suçun olabilir. İstersen yeni asistanın ben olayım?" dedim gülerek. O da güldü. "Ben bu işi halledip biraz ara vermek istiyorum." dedi yorgunlukla. "Ara derken?" dedim. Neye, neden ara verecekti ki? "Tatil gibi düşün. Birkaç hafta ya da ik

