Sabah gözlerimi açtığımda odanın yabancılığı nefesimi kesti. Tavan, duvarlar, her şey fazlasıyla düzenliydi; soğuk ve kusursuzdu. Ama içim darmadağındı. Dün gece olanlar zihnimde net bir şekilde duruyordu. Arem’in bakışları, sesi, o sert duruşu… Hepsi gerçekti. Yatağın kenarına oturdum, ellerimi yüzüme götürdüm. Kaçmak istedim ama nereye gideceğimi bilmiyordum. Kapı aniden açıldı. Hizmetçi kadının sesi sakindi. “Hanımefendi, hazır olmanız isteniyor.” Başımı kaldırdım. “Kim istiyor?” dedim. “Arem Bey,” dedi hiç tereddüt etmeden. İçimde bir şey gerildi. “Ne için?” dedim. “Bilmiyorum ama bekletilmekten hoşlanmaz.” Gözlerimi kapattım, derin bir nefes aldım. “Tamam, geliyorum,” dedim.
Aşağı indiğimde evin büyüklüğü yine üzerime çöktü. Her yer sessizdi. Sanki bu evde insanlar değil kurallar yaşıyordu. Salona girdiğimde Arem çoktan oradaydı. Takım elbisesiyle her zamanki gibi kusursuz ve soğuktu. Başını kaldırmadan konuştu. “Geç kaldın.” Olduğum yerde durdum. “Beni çağırdığını bile yeni öğrendim,” dedim. Arem yavaşça başını kaldırdı, gözleri direkt bana kilitlendi. “Benim evimde olduğuna göre benim kurallarımla yaşayacaksın.” Kaşlarımı çattım. “Bu bir ev değil,” dedim. Başını hafifçe yana eğdi. “O zaman ne?” dedi. Bir adım öne çıktım. “Hapishane,” dedim. Kısa bir sessizlik oldu. Dudaklarının kenarında belli belirsiz bir ifade oluştu. “Yanlış değilsin,” dedi. Nefesim sertleşti. “Beni neden buraya getirdin?” dedim. Hiç düşünmeden cevap verdi. “Çünkü artık buraya aitsin.” Başımı salladım. “Ben kimseye ait değilim,” dedim. Ayağa kalktı, yavaş adımlarla bana doğru yürüdü. Aramızdaki mesafe giderek azaldı. “Bu cümleyi bir daha kurma,” dedi. Geri adım atmadım. “Kuracağım, çünkü gerçek bu,” dedim. Tam karşıma geldi. Gözleri sertleşti. “Gerçek şu Liya, senin aileni ben kurtardım.” Sesim yükseldi. “Beni satın almadın.” Hiç geri çekilmedi. “Aynı şey,” dedi. Bir an donup kaldım, sonra başımı salladım. “Hayır, aynı şey değil,” dedim. Sesi daha da soğudu. “Borçlarını ben kapattım, karşılığında seni aldım. Bu kadar basit.” Gözlerim doldu ama geri çekilmedim. “İnsanlar eşya değildir,” dedim. “Benim dünyamda öyle,” dedi. Dişlerimi sıktım. “O zaman ben o dünyaya ait değilim,” dedim. Hiç tereddüt etmeden cevap verdi. “Artık aitsin.”
Sessizlik ağırlaştı. Bir adım geri çekildim, kalbim hızla atıyordu. “Benden ne istiyorsun?” dedim. Arkasını döndü, masaya doğru yürüdü. “Uyum sağlamanı,” dedi. “Ya sağlamazsam?” dedim. Durdu ama dönmedi. “O zaman kırılırsın.” Sesi titredi ama kararlıydım. “Beni korkutamazsın,” dedim. Yavaşça bana döndü. “Korkutmaya çalışmıyorum,” dedi. “Peki ne yapıyorsun?” dedim. “Gerçeği söylüyorum,” dedi. Bir an sustum, sonra daha sakin ama keskin bir sesle konuştum. “Ben sana boyun eğmem,” dedim. Bana birkaç saniye baktı, sonra net bir şekilde konuştu. “Zaman gösterecek.”
Arkamı dönüp yürümeye başladım. Tam kapıya yaklaşmıştım ki sesi arkamdan geldi. “Bu akşam benimle geleceksin.” Durdum ama dönmedim. “Nereye?” dedim. “Öğreneceksin,” dedi. “Gitmek istemiyorum,” dedim. Sesi değişmedi. “İsteyip istememen önemli değil.” Yavaşça döndüm. “Ben kukla değilim,” dedim. Gözlerini benden ayırmadı. “Ama herkesin bir ipi vardır,” dedi. Başımı salladım. “Benim yok,” dedim. Tek kelimeyle cevap verdi. “Var.” Bir şey söylemeden odadan çıktım. Ama bu sefer kaçmıyordum, sadece hazırlanıyordum.
Akşam olduğunda aynanın karşısında duruyordum. Üzerimdeki elbise sade ama etkileyiciydi. Kendime baktım. Bu ben değildim ama olmak zorundaydım. Kapı çaldı. “Hazırım,” dedim. Kapı açıldı. İçeri girdi. Gözleri beni baştan aşağı süzdü ama bir şey söylemedi. Sessizliği ben bozdum. “Ne bakıyorsun?” dedim. Kısa bir cevap verdi. “Uygunsun.” Kaşlarımı kaldırdım. “Ne için?” dedim. Kapıya yöneldi. “Benim dünyam için,” dedi.
Birlikte evden çıktık. Araba siyah ve gösterişliydi. Yol boyunca kimse konuşmadı ama aramızdaki gerilim konuşmaya gerek bırakmıyordu. Araba durdu. Dışarı baktım. Burası başka bir dünyaydı. Işıklar, insanlar, lüks ama hepsinin altında gizli bir karanlık vardı. Arem arabadan indi, kapıyı açtı. Bana baktı. “İn,” dedi. Gözlerimi ondan ayırmadan konuştum. “Bu gece ne olacak?” dedim. Kısa bir cevap verdi. “Gerçekleri göreceksin.” Derin bir nefes aldım ve arabadan indim. Bu gece hayatımı tamamen değiştirecekti.