“Hazırım” dediğim anda içimdeki ses geri dönüş olmadığını tekrar hatırlattı ama bu sefer o sesi susturmadım, onunla birlikte yürümeyi seçtim, bulunduğum yerde birkaç saniye durdum, etrafıma baktım, bu karanlık ve ağır hava artık sadece korku vermiyordu, aynı zamanda bir cevap hissi taşıyordu, Arem yanımdaydı ama konuşmuyordu, bu sessizlik artık beni rahatsız etmiyordu çünkü ne zaman konuşacağını biliyordum, sadece zamanı gelmesini bekliyordu, bir adım attım, sonra bir adım daha, bu sefer durmadan yürüdüm çünkü içimdeki parça beni ileri çekiyordu, koridorun sonunda yarı açık bir kapı vardı, daha önce dikkatimi çekmemişti ama şimdi sanki beni çağırıyordu, kapıya doğru yürüdüm, elim kapıya uzandığında kalbim hızlandı ama geri çekilmedim, kapıyı ittim ve içeri girdim, oda diğerlerinden farklıydı, daha boş ama daha ağırdı, sanki burada olanlar duvarlara işlemişti, nefesim yavaşladı, gözlerim odanın ortasına kaydı ve o an içimde bir şey kırıldı, bir görüntü geldi, net değildi ama güçlüydü, geriye doğru bir adım attım, “Burada bir şey oldu” dedim, sesim bu sefer daha kesindi, Arem kapının yanında duruyordu, “Evet” dedi, bu cevap artık beni şaşırtmıyordu ama hâlâ eksikti, ona döndüm, “Bu sefer kaçmayacağım” dedim, “Her neyse söyle” dedim, bakışları ağırlaştı, birkaç saniye sustu, bu sefer gerçekten düşündüğünü hissediyordum, “Burada seni sakladılar” dedi, bu cümle içime sert bir şekilde oturdu, kaşlarımı çattım, “Kim” dedim, “Borcun diğer tarafı” dedi, bu ifade içimde bir şeyleri yerine oturttu ama aynı zamanda daha fazla soru doğurdu, “Ben neden” dedim, sesi daha düşüktü, “Çünkü sen sadece bir borç değildin” dedi, bu cümle beni durdurdu, “Ne demek bu” dedim, bu sefer bana doğru bir adım attı, “Sen o işin içindeydin” dedi, başımı salladım, “Hayır” dedim hemen, bu refleks gibiydi ama içimde bir yer bunun tamamen yanlış olmadığını hissediyordu, “Hatırlamıyorsun” dedi, dişlerimi sıktım, “O zaman hatırlat” dedim, gözlerini benden ayırmadı, “Seni kullanmaya çalıştılar” dedi, bu cümle mideme bir yumruk gibi indi, “Nasıl” dedim, “Bize ulaşmak için” dedi, bu sefer anladım, her şey bir anda daha karanlık bir hale geldi, “Ve sen” dedim, “Sen neredeydin” dediğimde sesim sertleşmişti, bu soru sadece bir merak değildi, bir hesap sormaydı, Arem birkaç saniye sustu, bu sefer bakışlarını kaçırdı, “Geç kaldım” dedi, bu iki kelime her şeyden ağırdı, donup kaldım, “Yani ben buradayken sen yoktun” dedim, sesi daha düşüktü, “Yetişemedim” dedi, bu cevap içimde bir boşluk yarattı ama aynı zamanda bir öfke de doğurdu, “Ve sonra ne oldu” dedim, “Seni çıkardım” dedi, “Ama bazı şeyler değişti” dediğinde sesi daha sertti, “Ne değişti” dedim, bana baktı, “Sen” dedi, bu kelime tekrar içime oturdu ama bu sefer daha ağırdı, çünkü artık nedenini hissediyordum, başımı salladım, “Ben kimdim” dedim tekrar, bu sefer daha güçlü bir şekilde, “Güçlüydün” dedi, “Ama kırıldın” dedi, bu iki cümle birbirini tamamlıyordu ve ben tam ortasında kalıyordum, gözlerimi kapattım, derin bir nefes aldım, görüntüler hâlâ eksikti ama hisler gerçekti, yalnız değildim, korkmuştum ve biri beni kullanmaya çalışmıştı, gözlerimi açtım, “O kişi kim” dedim, bu sefer sesim sakindi ama kararlıydı, Arem bana baktı, “Henüz değil” dedi, bu cevap bu sefer beni durdurmadı, aksine daha da ileri itti, “Hayır” dedim, “Artık henüz değil diye bir şey yok” dedim, bir adım daha yaklaştım, “Ben bu işin içindeyim ve bilmek zorundayım” dedim, sessizlik oldu, bu sefer daha uzun sürdü, Arem derin bir nefes aldı, “O kişi hâlâ dışarıda” dedi, bu cümle her şeyi değiştirdi, “Ve seni tekrar almak istiyor” dedi, kalbim hızlandı ama geri çekilmedim, “O zaman sorun sadece geçmiş değil” dedim, “Hâlâ devam ediyor” dedim, başını hafifçe salladı, “Evet” dedi, bu cevap beni korkutmalıydı ama aksine içimde bir netlik yarattı, artık neyle karşı karşıya olduğumu biliyordum, “O zaman saklanmayacağım” dedim, “Kaçmayacağım” dedim, gözlerini bana sabitledi, “Bu tehlikeli” dedi, “Zaten tehlikenin içindeyim” dedim, bu cümle ağzımdan çıktığında ilk defa kendimden emindim, birkaç saniye birbirimize baktık, sonra yavaşça konuştu, “O zaman birlikte hareket edeceğiz” dedi, başımı salladım, “Bu sefer gerçekten birlikte” dedim, bu cümle aramızda kaldı ama farklıydı, artık sadece bir zorunluluk yoktu, bir seçim vardı, derin bir nefes aldım, etrafıma son kez baktım, bu oda artık sadece bir anı değildi, bir başlangıçtı, içimdeki korku hâlâ vardı ama artık onunla yürüyebiliyordum, “Hadi” dedim, “Devam edelim” çünkü artık geri dönmek yoktu, bu sefer her şeyi bilerek ilerliyordum ve bu beni eskisinden daha güçlü yapıyordu.