Saatlerdir beynimde dönüp duran bir cümle vardı. Her ne yaptıysam yapayım kurtulamıyordum. Mehmet klinikten kaçmış ve her yerde seni arıyor. Eğer ki, bana bunu oradayken söylemiş olsaydı çok farklı hissederdim, beni buraya getirip güvene almak istediyse tehlike gerçekten de büyük demektir. Sabahtan akşama kafamda dolanan bu düşünce beni içten içe yiyip bitiriyordu. Onun yanındaysam ölüm kokusu her zaman vardır. Yaklaşık üç saat önce çıktı Akın, nereye gideceğini de söylemedi. Hoş, söylemesini de beklemiyordum zaten. Telefonum çalınca düşüncelerden sıyrılıp hemen yanıtladım. "Efendim?" "Akşam yedide hazır ol, yemeği başka bir yerde yiyeceğiz." "Sen neredesin peki?" "Sana ne?" "Peki." Diyip yüzüne kapadım. "Sana neymiş, nerde olacaksın ki? Bendeki de soru yani. Merve'nin evinde tabii

