Son anda bindiğimiz otobüste gözler üzerimizdeydi. Ben önde Nadide ablam arkamdaydı. Acele etmem için sırtımdan destek verirken oturacağımız koltukların numarasını söylüyordu. Ben o cahillikle neyime güvenmiştim de Kağan gibi iş adamıyla tatile çıkmaya kalkmıştım inanın bilmiyorum. Halim acınası, kucağıma bastırdığım çantamla, koltuk numaraları nerede yazıyor anlamaya çalışıyordum. Biri bir şey diyecek diye de ayrıca ödüm kopuyordu. O an herkes yerine yerleşmiş sanki gözümün içine bakıyordu. Çoğu da bizim yaşlarımıza yakın insanlardı. “Aycan yürüsene!” demişti Nadide ablam. Bir iki adım daha atıp dolu gözlerimle omzumun üzerinden bakıp “abla koltuk numarası nerede yazıyor?” diye fısıldayarak sordum. Nadide ablam benim için bambaşka bir insandı. Gerçi hâlâ da öyledir ya. Bana hem anne

