İkinci kez binecektim uçağa. Normalde insanın içi titrer, elleri terler, kalkış anını sayar. Bende hiçbir şey olmadı. Korkacak halim kalmamıştı. Herkese vicdanı vardı ama bana kalmıyordu. Cam kenarına oturdum. Motorun sesi yükseldiğinde içimde bir şey yerinden oynamadı. Sanki zaten çoktan düşmüştüm de bu sadece resmiydi. Uçak hızlanırken insanlar dua etti, kemerini sıktı, gözlerini kapadı. Ben camdan piste baktım. Yerde küçülen çizgiler, geride kalan ışıklar… Bırakmak istemediğim hiçbir şey yoktu ki. Uçak havalandı. Midemde bir boşluk oluştu ama umurumda olmadı. Zaten içim aylardır boştu. Miran yanımda sessizdi. Ne “iyi misin” dedi ne de yüzüme baktı. Dizleri geniş, omuzları rahat… Bu adamın dünyasında her şey yerli yerindeydi. Benimki ise koltuk numarasına sığmıştı. Bulutların ü

