Gerçekten o odada çürüyüp gideceğimi sandım. Zaman kavramım yoktu. Gün müydü, gece miydi… İkisi birbirine karışmıştı. Sadece nefes alıyordum o da zorla. Bir sabah ya da gece fark etmiyor… Yorganın altında uyuya kalmıştım. Bir anda bileğimden sertçe kavrandım. Sürüklenir gibi bir güçle çekildim. Yatakla yer arasındaki o sert çarpışma bütün bedenimi sarstı. Dizlerim yanarak yere vurdu. Göğsüm sıkıştı. Gözlerim karanlıkta bir an hiçbir şey seçemedi ama sonra… Orta yaşlı, yüzü çatılmış, bakışları hançer gibi bir kadın belirdi. Gözlerinde öfke değil; kin vardı. Beni yıllardır tanıyormuş da sırf nefret ediyormuş gibi. “Hanımağamızı öldürünce hanımağa olacağını mı sandın?!” diye bağırdı yüzüme doğru. Sesi duvarları sarsacak kadar yüksekti. Ben yerden doğrulmaya çalışarak, bacakl

