Üst üste çaldığım kapıyı üç gündü açmıyordu Mary. Bir aydır aramız epey iyiydi. Konuşuyor, sık sık bir araya geliyorduk. Aramızda bir daha malum konunun bahsi geçmezken ara ara hatırlatıyordum yinede. Nefesimi sıkıntıyla üfledim. Arabası burdaydı, başına bir şey mi geldi diye endişelenmeden edemiyorum. Tam gidiyordum ki cılız bir gıcırtıyla kapı aralandı. Kapının kıyısında görünen Mary gözleri ağlamaktan şişmiş bir şekilde gözüktü. Tereddütle aralanan kapıyı açtım. "İyi misin? " Soruma başını iki yana sallayarak içeri doğru gitti. Hemen arkasından içeri girip onu takip ettim. Koltuğa çökercesine oturup dizlerini kendine çekti. Kollarını dizlerine sarıp ağlamaya başladı. "Ne oldu, ne bu halin? " Bana cevap veremezken gözyaşlarıyla yüzüne yapışan saçlarını yüzünden topladım. "Hastaneye

