Gün ve gece kavramından habersiz iki aydan fazla olmuştu burda ayaklarımızdan zincirli tutsak yaşamaya çalışıyorduk. İki aydan fazla olduğunu da Fatıma'nın iki kere adet görmesinden biliyorduk. Serkan manyağının psikolojik şiddet ve baskılarına artık dayanacak gücü kendimde bulamıyor ancak bebeğimin canından duyduğum endişe beni ayakta tutuyordu. Hamile bir kadına oranla çok zayıf ve çelimsizdim ama karnım oldukça büyümüştü bu halime rağmen. Fatıma'nın da benden pek geri kalır yanı yoktu hatta daha kötü bile denilebilirdi. Gözlerinin etrafı morarmış, zayıf, ayakları üzerinde bile zor duruyor bir vaziyette. Buraya Serkan canisi tarafından getirildikten hemen sonra bize verdiği yemeğin içine koyduğu uyku ilacından sonra gözümüzü bir açtık ki ayağımızdaki zincirleri uzun olanlarla değiştir

