Yıkım

1902 Words
Her yer karanlığa büründü karanlık ile gelen ölüm kaçınılmazdı gök yüzünde devasa bir silüet tüm insanları korkutuyordu Talianın kontrolünü kaybetmesiyle tüm malikane yıkılmıştı güç dalgası ile savrulan misty bundan çok etkilenmedi çünkü bedeni karanlık büyü ile kaplıydı "Seni öldürebileceğimi sanmıştım hala da yapabilirim" Talianın üstüne koşan misty birden engellendi vücudu hiçbir şekilde kıpırdamıyor du "Ne neler oluyor SEN!" Talianın yüzünde hiçbir acıma belirtisi yoktu Elini kaldırdı ve misty nin arkasında üç büyük sivri kazık birleştirdi "Ö𝐋𝐌𝐄 𝐕𝐀𝐊𝐓Ī𝐍 𝐆𝐄𝐋𝐃Ī" Talia eli ile kazığı gösterdi ve onu insan üstü bi hızla fırlattı misty kara büyü gücü ile nefes almaya devam etti fakat kurtulamayacağını oda anlamıştı tüm bunlar olurken kral kalkanı hareket e geçirmişti çoktan kalkanın etrafına askerleri ile gelmişti prensler ise krallığın 4 bir tarafını korumaya çalışıyorlardı kalkan talia yı tutsada gök yüzündeki silüeti tutmuyor du. "Kralım ne yapacağız ölebiliriz çok beklenmedik oldu " "Yapabileceğimiz bişey yok liad bu gün kan dökme günü" Tüm sözleri söylerken bile kral hiç görmediği ve bağ kurmadığı kızını öldürmek istemiyor du canı içten içe acıyordu Düşüncelere dalmışken yanlarına bir kadının geldiğini gördü. "BURDA OLMAMALISIN!" Gördüğü kişi Violet ti ne pahasına olursa olsun talia yı korumaya gelmişti "Leydim başaracak lütfen ona inanıyorum!" "Daha önce hiçbiri başaramadı" "Bu sefer olacak her şey değişecek" Violet kalkana girmeye başladı "Dur!" Kralı dinlemeyen Violet içeri girdi kafasını kaldırdığında havada uçan Talia yı gördü "Leydim!" Yanına doğru uçan Violet ellerini Talia nın yanaklarına koydu "Lütfen leydim başarabilirsiniz " Talia onu geriye savurdu ve ellerini kaldırarak kalkanı parçaladı Bunu gören kral çözümün olmadığına ikna oldu en güçlü büyücülerin yapmış olduğu kalkan dakikalar içinde kırılmıştı Kral üzüntülü bir şekilde kılıcını kaldırdı ve "ÖLDÜRÜN!" Emri verdi bunu duyan Violet tüm askerleri durdurdu ve bir kalkan içine aldı "Bu gün kimse ölmeyecek." ellerini yere koyan Violet "𝐏𝗿𝗼𝗲𝗹𝗶𝘂𝗺 𝗽𝗿𝗼 𝗱𝗲𝗳𝘂𝗻𝗰𝘁𝗶𝘀" askerler ile kalmayıp tüm krallığı kalkan içine aldı. "Lütfen durun yapabileceğimiz hiçbir şey yok her defasında denedim" Kral bilinmeyen bu kadının neden bu kadar uğraştığını anlamıyor du Violet talia ya geri döndü ve yine yanaklarını tuttu "Lütfen leydim başarabilirsiniz" Herşey olup biterken talia bilinci içinde gözlerini açtı "Burası da neresi?" "Burası senin hiçliğin" Arkamı döndüğümde karşımda Altı kollu bir kadının durduğunu gördüm bu kehanetteki ben gibi duruyordum "Buraya erken geldin" "Sende kimsin" "Söylentilerden dolayı benim sen olduğumu düşündüğünü biliyorum. Fakat değilim. ben diğer kardeşlerin de değilim" "Bundan kastın ne ben söylentileri duydum fakat anlayamıyorum tüm bunlar çok ani ve korkunç oldu" "Seni anlayabiliyorum benim içinde her şey ani oldu bu dünyadaki renklerimi bulduğumda herkes tarafından sevileceğimi sandım fakat yanılmışım ben kehanetteki bi yaratık tan fazlası değilim" Aynı durumdayız onu nasıl teselli edeceğimi bilmiyorum "Seni anlıyorum" Bana nazikçe gülümsedi "İsmini bilmiyorum ve lütfen söyle bunu durdurmanın bir yolu varmı ?" "İsmim hyalina cor buraya ikizmiz içinde ışık olmaya geldim" "Ne yani bir çözüm varmı!" "Evet talia bir çözümü var çok kolay ama bi insanın algıları için oldukça zor" "Anlayamadım" "Buradaki zaman dünyadaki zaman ile farklı bir biçimde akıyor.buradaki her bir dakika orada 10 dakikaya eş değer şimdi az fark var sanabilirsin fakat bu tüm krallığı yıkmak için oldukça uzun bir zaman O yüzden yapacakların çok önemli " "Kabul ediyorum benden ne istiyorsun" hyalina arkamı göstererek "Oradaki heykeli görüyor musun Altı kolu var" "E-Evet ne yapmam lazım" "Her bir kolda eksik bir eşya var bu eşyaların 4 i geleceği 2 i geçmişi gösteriyor senin hayatında çok önemli yerlere sahip olacaklar tek yapman gereken kabusların arasından 6 eşyayı bulmak bu kabuslarda sana Önder olacak altın taşlı yolu takip et" Bu oz,daymışım hissi verdi "Bunu yapabilirim" "Pekala o zaman 𝐊𝗮𝗯𝘂𝘀𝗹𝗮𝗿 başlasın" hyalina ortadan kayboldu Bembeyaz olan hiçlik karanlığa büründü altın taşlı yol uçsuz bucaksız görünüyor du Koşmaya başladım hemen ilk eşyayı bulmalıyım koştum koştum ilk yere gelmiştim dumanların içimdeydim "Beni kolay kolay yenemezsin" Bir anda etraf değişti ve karşımda bi silüet belirdi erkek olduğu anlaşıyordu fakat hiçbir yeri görünmüyor du elindeki kırık kılıç hariç "Yapmam gereken seni yenmek anlaşılan" Elimde sadece Violet in öğrettikleri vardı Bana doğru koşan silüet ile büyük bir dövüşe girdik kırık kılıç parlıyordu kırılmış tarafını ışık kapatıyor du çok hızlı Çok fazla zaman kaybediyorum sadece kaçmak ile kazanamam düşüncelerim içinde kaybolmuş iken yere düştüm kafamı kaldırdığımda kılıcın yüzüme doğru geldiğini gördüm yumruğumu kılıca doğru tuttum Kılıç elime değer değmez parçalandı ve eski haline döndü tüm dumanlar kayboldu ve silüet yok oldu "Başardım mı ?" Yerden kılıcı aldım "Şimdi ne yapmam gerekiyor" "heykel e yerleştir" Önümde heykel belirdi ve sadece tek eli vardı sanırım kafam karışmasın diye Kılıcı eline koydum ve yer sarsıldı etraf az da olsa açılmıştı arkamı döndüm ve eşyaları bulmaya devam ettim. •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Karanlık gittikçe güçlenirken Violet ve kral talia yı durdurmaya çalışıyordu talia da 2.eşyaya ulaşmıştı bile "Gördüm 𝑠𝑒𝘯𝑖!." Önümdeki silüet sürekli değişiyor du küçük bir kız ken büyüyor sesi incelip değişiyordu Bu sefer ki eşya bıçaktı küçük ve bembeyaz dı bu misty nin elindeki bıçak olabilir mi "SENİ ÖLDÜRECEĞİM" Bıçağı savurdu geri çekilsem de yüzümü kesti "Of daha 2.eşyadayım" Fazla zamanım yok düşünmeliyim Ne yapacağımı bilemiyorum sürekli değişiyor ve saldırıyor Buldum! Beden tam küçüldüğünde ellerini tuttum ve ters çevirdim bıçak düştü hemen elime aldım "YETER Neden hep bunu yapıyorsun ben ben bu hikayenin kahramanıyım!" Sözleri söyledi ve ortadan kayboldu "Bu ben değilimdir umarım" Heykel yanımda belirdi ve bıçağı eline takar takmaz gitti Hızla koşmaya devam ettim neden bilmiyorum ama eskisi gibi ayağım tekrar topallamaya başladı sürekli yol değişiyor du gerçekten burası algılarımla çok oynuyor du bazen tuhaf sesler duyuyordum bazen de arkamdan gelen bir şey hissediyordum "Korkuyorum" Hızla ilerlerken yine her yer duman olmaya başladı 3.eşyayı bulmuş olmalıyım "Senin gibileri tanıyorum hepsinin sonu elimde ölmekti" Karşımda yine bir kadın vardı elinde kanlı bir makas "Kesme vakti! Hahahaha" Saldıran silüetler hep ayrı yerlerden saldırıyor bu beni çok zorluyor "Ağk" Kolumu kesti çok acıyor Eğer yakalarsa kolumu kopartacak gözümden kaçırmamalıyım karekterlerini engellemeye çalışmak çok zor koluma zonklama girdi ve duraksadım "Kahret-" Gözlerim irildi sanki zaman durmuş gibiydi makas boğazıma gelmişti yapabileceğim tek şey ellerim ile siper olmaktı. Ellerimle makasın uçlarını tuttum ve çığlık attım Çok acıyor "Oyun bitti seni lanet silüet! " Ellerim kanasa da makası tuttum ve onu çevirip aldım Nefes nefeseydim "Bitti geriye 3 eşya kaldı" Heykel belirdi eşyayı ele koydum. Devam etmeliyim zamanım bitiyor daha fazla yara alırsam bilincim kapanabilir Etrafım sürekli değişiyor yol sanki sürekli ayrılıyor gibi duruyor Yere düştüm canım çok acıyor "Başarmam lazım başarmam lazım" Emeklemeye çalıştım ama olmuyor du birden heryer duman oldu 4.eşya ona ulaştım ölmemem lazım "Prensesim milani ülkesinden size hediye geldi" Ayağa zorla kalktım ve silüet in Yanına azda olsa yaklaştım konuşmalar devam etti. "Buyurun leydim" Sepetten e benziyen bir şeyden elma çıkarttı ve prensese verdi prenses ısırdı ve birden elma eltın rengine döndü "Olamaz leydim!!" Prenses yere düştü ve elindeki elma yuvarlanarak ayağıma geldi aldım ve herşey yok oldu Heykele yerleştirdim. bu sefer bir şeyim olmadı azda olsa iyiydim Altın yol arada değişiyor du kırmızı renge dönüşüyor ve hareket ediyordu 2 eşya var diyemi ki akıl sağlığımı korumaya çalışıyorum ama çok zor Arada düşecek gibi oluyorum ama yürüye biliyorum gerçek dünyada zaman nasıl geçiyor bilmiyorum ama sanki burda yıllar geçmiş gibi her adımım artık aylar sürüyormuş gibi "BOOM!" Önüme bir şey çakıldı duman oluştuğu için bir şey görünmüyor du anlık olarak nefesim kesildi bir vakit sonra duman yok oldu yerde cansız bir kuş yatıyordu tek bir tüyü mas mavi bir şekilde parlıyordu Aldım ve heykel e yerleştirdim "Geriye kaldı bir!". ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Son bir eşya kalmıştı Talia tüm gücü ile koşarken Violet ise hala umudunu kaybetmeden bekliyordu neredeyse 3 gün boyunca krallığı korumaya alıp Talianın kontrol ele almasını umuyordu "Hadi leydim başarabilirsiniz!" *┈┈┈┈*┈┈┈┈*┈┈┈┈ Sarı yol iyice değişirken talia akıl sağlığını korumaya çalışıyordu artık heryer değişmeye başlamış karanlık silüetler onu izliyordu "Başarabilirim başarabilirim!" Hızla koşarken binlerce ses ve silüet görüyordum bu çok korkunç "Nerde 1.eşya Nerde?" Birden duraksadım sarı yol bitmişti heryer karanlık oldu sanırım vakti gelmişti Sendeleyerek saldırı pozisyonu aldım karanlık toplanmaya başladı ve devasa bir silüet oldu ellerinden birinde parlayan bir kolye vardı son eşya Olmalı Koşmaya başladım ve üstüne atladım karanlığın içinden eller çıkıyordu biri beni tuttu ve fırlattı "Ağk" Çok acıyor her saldırmaya çalıştığımda savruldum Saatler geçmişti artık yapabileceğim çok şey kalmamıştı derin bir nefes aldım ve koşmaya başladım dev silüet in üstüne çıktım elleri savurdum Azda olsa Violet in öğrettikleri işe yarıyordu silüet in eline atladım ve kolyeyi tuttum ellerimi parçalamaya başladı Geri Dönemem. Tüm gücümle kolyeyi çektim "AAAAAAAAA" Kolyeyi aldım ve kendimi geriye attım yere çakıldım ama bir önemi yoktu son eşyayı almıştım heykel önümde belirdi tutunarak kalkıp eşyayı koydum Tüm karanlık yok oldu berrak bir beyazlık zeiçindeydim ellerim inanılmaz acıyordu Heykelin elindeki eşyalar parlamaya başladı ardından birleştiler heykel güç ile parçalandı "Sen başardın talia" Yanıma hyalina cor geldi "Beni ve kendini kurtardın" Eşyaların yanına gitti ve onları tuttu hyalina cor değişmeye başladı ve bembeyaz oldu "Artık Özgürüz talia" Bana doğru geri geldi "Gücüm senin" Her yer bulanıklaşmaya başladı *┈┈┈┈*┈┈┈┈*┈┈┈┈ kraliyet birden aydınlandı gökyüzündeki devasa silüet beyaz oldu ve yıktığı her yeri düzeltmeye başladı ardından Talianın içine girdi tüm karanlık yok olmuştu talia gözlerini açtı "Violet" Bunu gören Violet ağlamaya başladı başarmıştı talia gerçekten başarmıştı "LEYDİM!" Violet taliaya sarılırken kral ise derin bir nefes almıştı sonunda sevdiği kızının canını almak zorunda olmayacaktı gözleri dolmuştu "Şükürler olsun" *┈┈┈┈*┈┈┈┈*┈┈┈┈* Violet bana sımsıkı sarılıyordu biraz geri çekildi kafamı döndürdüm ve şok oldum "M-misty o ölmüş mü? Violet b-ben ben bilerek yapmadım!" "Sorun yok leydim sizin hatanız değildi" Kral çok olmasada yanına yaklaştı "Normalde 10 yaşında ortaya çıkıyordu yıkım peki sen ne oldu da birden böyle oldu" Yüzümü Violet e döndüm "Kimsenin olmadığını fark edip odamdan indim salona geçerken arkama geldi beni zincirle bağladı ve Kalbime bıçak sapladı normal bir silah değil kara büyü ile kaplı bir silahtı K-kendisi kahraman olacağını kafaya takmış gibi duruyordu kara büyü yıkımı tetiklemiş olmalı" "Tamam leydim daha fazla konuşmayın çok yaralısınız" Violet taliayı iyileştirmeye başladı O sırada kral ise "Askerler geri dönün halka haber edin" Tüm askerler giderken mistynin yanındaki askerleri el işareti ile yolladı Misty hala nefes alıyordu kral bunu görünce iyice sinirlendi ellerini mistynin yanaklarına koydu fısıldayarak "Ah misty başından beri herşey senin elinden çıktı değilmi Seni iki yüzlü kızlarımı senin yüzünden kaybettim kahraman mı olmak istiyordun sen canavarın özüsün!" misty hüngür hüngür ağlıyordu. Kral tüm kara büyüyü çekti misty o anda öldü "Benimle gelin sarayda size çok yer var" "Kralım şimdi gelmek doğru olmaz olaylardan biraz vakit geçmeli" Violet haklı gitmek İstemiyorum "Doğru söylüyorsun şimdilik burda kalmaya devam edin o halde fakat siz" Violet i göstererek "Lütfen kraliyet sarayına gel size yaptıklarınızdan dolayı ünvan vermek istiyorum lütfen reddetmeyin kızım ve ülke için çok çabanız oldu" "Peki kralım" Violet gerçekten çok emek vermiş gibi duruyor ama o kadar kullandığı güçle bile yorulmuş durmuyor "Gidiyorum tekrar her şey düzeldiği için çok mutluyum. Yarına buraya askerleri yollarım güvende olmanız için" Dedi ve gitti Çok uykum var ne kadar süredir uyanığım bilmiyorum bile "Uyuyabilir siniz leydim" "Zihnimi mi okudun" "Hayır yüzünüzden çok anlaşılıyor artık benle güvendesiniz uyuyun" Olduğum yerde uyumaya başladım Artık rahatlama vakti...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD