66. Bölüm

3027 Words

Pis kokulu, rutubetli odanın soğuk taş zemini ayak bileklerime kadar yükselen nemle tenime yapışıyordu. Havadaki ağır koku midemi bulandırırken, duvarlardaki çatlaklardan süzülen loş ışık, burada ne kadar uzun süre tutulduğumu bana unutturmamaya yeminliydi sanki. Ellerim titrerken bileklerimdeki iplerin iz bıraktığını hissedebiliyordum. Ama bütün bunlardan daha rahatsız edici olan şey, tam karşımda sırıtan yüzdü. “Merhaba, Havin.” Bu ses… Kalbim küt küt çarptı. Alaycı ama aynı zamanda sarsılmaz bir özgüven taşıyan o tanıdık ses… Başımı kaldırıp karşımda duran adamın yüzüne bakarken beynim her şeyi reddetmek istiyordu. Devran Abi. Beni çocukluğumdan beri tanıyan, abim bildiğim, ailemize en yakın aşiretin oğlu. Şahin aşiretinden Devran. Onun burada, bu iğrenç kokulu odada, bana böylesine

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD