Arabada derin bir sessizlik vardı. Poşetler dizlerimdeydi. Onları sıkıca kavramış, dudaklarımı memnuniyetle büzmüştüm. Kıyafetleri denememiş olmanın verdiği zafer duygusu hala içimde yankılanıyordu. Ateş'in mağazadaki öfkesine rağmen, bu küçük galibiyetin tadını çıkarıyordum. Ama ne olursa olsun onun sessizliğinden de tedirgindim. Belli ki buralarda güçlü, sözü geçen bir adamdı ve ne diyorsa yapılmasına alışıktı. Göz ucuyla ona bakmaya çalışsam da suratı taş kesilmiş gibiydi. Hiçbir şey söylemiyor, direksiyona ve yola odaklanıyordu. Çarşıdan çıkmadan önce eczaneye uğramıştık. Doğum kontrol hapı ve ertesi gün hapı alırken, arkamda sessizce bekleyen Ateş’in varlığını hissetmek dayanılmazdı. Ama onun bir şey dememesi, sormaması beni hem rahatlatmış hem de şaşırtmıştı. Yine de bu sessizliği h

