Bölüm 37

1768 Words

O gün Levent tekrar döndüğünde bir daha konuşmadık o konuyu. Ne ben sordum, ne o açıkladı. Sorduğum tek şey sargıdaki bileğinin acıyıp acımadığıydı ve kızdığım tek şeyse boynundaki Duru yazısında çizik olması… Eve gidince birlikte yırttık o mektubu. Ne ben o mektubu yazmıştım, ne de o okumuştu. Hastaneye geri geldiğimizde tekrar ilaç verilirken uyuduğumda gözümü açınca artık fazla uyuduğumdan halüsinasyon görmeye başlıyorum diye düşündüm. Çünkü başımda "Lan çok zayıflamış bu!" diyen Efe ve "Manken gibi olmuş işte." diye onu yatıştırmaya çalışan Çağla vardı. Gözlerimi iyice kapatıp bir süre sonra tekrar açtım. Eee, hâlâ buradalar... "Efe?" Efe "Tamam Duru zaten uykucuydun da bu kadar da uyunmaz ki ya?" deyince kolumdaki iğneyi falan boş verip Efe'ye sarıldım. Gerçekti... Allah’ım burad

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD