"Duru!" "Ne var ya? Ne ara sabah oldu?" dedim, gözlerimi ovuștururken. "Daha yeni uyumadım mı ben?" "Sabah falan değil zaten. Kalk da şu telefona bak." "Sen de mi uyku sersemisin? O senin telefonun." dedim şaşkınca. Ama Çağla, göz devirerek cevap vermişti bana. Telefonu kulağıma tuttuğumda, hızla bir şeyler anlatan adama "Bi sus." dedim once. "Sen kimsin be?" "Aşk olsun. Aylardır en az Levent kadar peşinden koşuyorum. Kırıldım." "Tunç? Gece gece rüyanda mı gördün sen beni?" "Yok." dedi, cıklamadan hemen önce. "Buraya gelir misin?" "Hayır." Telefonu kapatıp Çağla'ya uzattığımda, tekrar çalması ile birlikte kendimi yatağa atıp "Götür şunu." dedim. "Gece gece, manyak mıdır nedir?" "Duru.. Acil bir şey olmasa senden önce ben kızardım. Biliyorsun, değil mi?" Telefonu hâlâ bana

