Odasında, Yaman'ın öfkeyle kapıyı çarpışının yankıları hâlâ kulaklarında çınlıyordu. Hayal, pahalı kumaşlar ve parıltılı taşlarla dolu kutuların arasında, yatağın kenarına çökmüş, titriyordu. İçinde, Neriman Hanım'ın keskin sözleriyle Yaman'ın boğucu sahipleniciliğinin amansız bir savaşı hüküm sürüyordu. "Benimsin!" Bu kelime artık bir sevgi ifadesi değil, bir mülkiyet beyanı gibi geliyordu kulaklarına. O gece, Yaman eve dönmedi. Hayal, her saat başı biraz daha küçülerek, biraz daha sessizleşerek, onun ayak seslerini bekledi. Gelen sadece derin bir sessizlik ve kendi hıçkırıkları oldu. Sabah, gözleri şiş ve uykusuz bir halde aşağı indiğinde, Yaman'ı çalışma odasında, iki yanında bir sürü evrak, cep telefonuna sinirli mesajlar yazarken buldu. Yüzü gergin, gözlerinin altı mor halkalarla do

