Gözaltı merkezinin soğuk, yalın koridorlarından çıkıp sıcak ve ağır yaz havasına adım attığında, Yaman kendini bir boşlukta hissediyordu. Oğuz'un yalvaran sesi, "Oğlum beni kurtar!" çığlığı, kafasının içinde yankılanmaya devam ediyordu. Yılların dostu, iş ortağı, neredeyse ailesinden biri... Şimdi kelepçeli ve parmaklıklar ardındaydı. Anlattıkları mantıklı bir çerçeveye oturuyordu belki, ama o son soruya verdiği cevap, her şeyi anlamsız kılıyordu: Gerçek katil kimdi? Oğuz'un gözlerini kaçırması, o titreyen ses tonu... Yaman'ın içinde bir şeylerin daha büyük, daha karanlık olduğuna dair keskin bir his vardı. Bu, sadece bir panik anının sonucu olamazdı. Planlı, hesaplanmış bir örtbas vardı. "Cephe değiştirdin, demek." Sert, alaycı bir ses. Yaman başını kaldırdı. Medyanın en acımasız yüzle

