48.Bölüm

1183 Words

Polis sirennleri uzaklaşan arabaların peşinden giderek seslerini soldururken, balıkçı barınağı yeniden ölümcül bir sessizliğe gömüldü. Yaman, kulübenin kırık keresteleri arasında, nefes nefese, elinde hala sıcak silahıyla yere çömelmişti. Kolundan sızan kan, karanlık bir leke gibi kumaşın üzerinde yayılıyordu. Taner'ın son ateşi onu sıyırıp geçmişti, ama asıl yara, Oğuz'u gözleri önünde kaçırılmış olmanın verdiği çaresizlikteydi. Zihni allak bullaktı. Oğuz'un son bakışı, itirafları, annesi Meryem'in ihaneti ve en önemlisi, Taner'ın yanındaki o tanıdık silüet... Hepsi bir kâbusun parçaları gibi zihninde dönüp duruyordu. Hayal'e attığı son mesajın iletilip iletilmediğini bile bilmiyordu. Parçalanan telefonu, onu bu ıssızlıkta tamamen yalnız bırakmıştı. Ancak yalnız değildi. Bir arabanın l

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD