Siyah deri ceketiyle bana yürüyen adama baktım. İçerisinde beyaz gömlek, siyah bir kot ve üzerinse deri ceket. Allah'ım ölüyorum sandım. Kalbim deli gibi çarptı. Dudaklarımı ısırarak hareketlerini inceledim. Yavaş yavaş yürüyordu. Bana bakmıyordu ama muhtemelen yanımda abim olduğu içindi. "Günaydın Engin. Sabah sabah için çağırdın çok merak ediyorum." Dedi. Sonrada bana baktı. Bende ona. Terledim. Ellerimle yüzüme yelledim. "Sıcak mı oldu burası?" Dedim ortaya. "Yo bence gayet esiyor hava." Dedi Engin. "Bana öyle geldiyse demek." Diyerek arkamı döndüm. Bir kaç saniye kaçırdım ondan bakışlarımı. Bu kadar iyi giyinmek zorundamıydı? Sonda döndüm ikisine doğru. "Günaydın." Diye mırıldandım. Gözünün içi güldü. "Dua edeceksin bana Agah abi." Dedi Engin. pişkince sırıtarak. Bu ikisinin ne

