Sena'yı görünce elim ayağım boşaldı. Bacaklarım beni taşıyamayacak gibi oldu. Agah’ın elleri arasından çıkarak Sena'yı çekip kapıyı kapattım. Titriyordum. Agah'da öylece kalmıştı ben ellerinin arasından çıkınca. Ellerini indirip dudaklarını ısırdı ve kısa bir süre sonra arkasını döndü. "Ablacım yanlış anlamadın değil mi?" Diye sordum sahte bir gülümsemeyle. Baktı önce bana sonrada Agah’a. Ne diyeceğimi, nasıl davranacağımı bilemedim. Çok garip bir durumdu şu anda bu yaşadığımız. "Sen içeri git Agah abi. Bizde geleceğiz şimdi." Dedim ona dönerek. Emin misin dercesine baktı suratıma. Tedirginlikle gözlerimi kıprtım. Yalnız kalsak daha rahat olacaktım. Bakışlarını benden çekmeden çıktı mutfaktan. Suratında pişmanlık vardı. Beni bu hale düşürdüğü için. Kapıyı kapatınca Sena'ya baktım. B

