Kafamın içerisinde çatlamak için hazır olan sinirlerimi, olabilirmiş gibi şakaklarıma uyguladığım masajla yatıştırmaya çalışıyordum. Gözlerim kapalı olsa dahi her şey capcanlı bir şekilde önümde bana bakıyordu. Yemek odasında olmamıza rağmen ortada tek bir çatalın dahi sesi çıkmıyordu. Gücümü toparlamak adına gözlerimi açtım, Eisen'a bakmadan çorbadan içmeye çalışmak ellerime bir eziyet gibi geliyordu. Cansız hareketlerime karşılık Eisen'ın söylediği söze hiçbir tepki vermeden devam ettim. "Görüyorsun değil mi? Bilmediğin halde bitiksin..." Ağlamak istemiyor olsam da gözlerim sürekli doluyor beni sinir eden bir hale bürünüyordu. En azından katilin kendisi olmadığını söylediği için ona minnettardım. Bu bile garip bir duyguydu... Her şeye sebep olup beni bu hale kendisi getirse de ona yine

