Göktürk'ün gözlerinin içine bakarak Alper'in evlenme teklifini kabul edeli tam 2 ay olmuştu. Hata üstüne hata yaptığımın farkında olsam da geri dönmek için artık çok geçti. Alper gerçekten sevilmeyi ve mutlu olmayı hak eden çok özel bir adamdı. Kalbim her hücresinde Göktürk diye bağırsa da, verdiğim kararın arkasında durmak zorundaydım. Çünkü hazır Eda'nın açtığı yaralar kapanmışken aynı yeri bir de ben kanatamazdım. Ben bazı şeyleri kabullenmeye başlasamda annem Alper'le evlenmem konusunda hiç hevesli değildi. Çünkü Göktürk'ün benim için ne anlam taşıdığını biliyor, mutsuz olurum diye endişe ediyordu. Düğün hazırlıkları boyunca beni vazgeçirebilmek için bir çok imada bulunsa da, işe yaramadığını görüp sonunda pes etti. Özellikle de İstanbul da yaşayacak olmamız onu çok üzüyordu. ☆☆☆☆☆☆

