Asel tekrardan etrafına baktı. Ateş o kızı onun yanına vereli beş gün olmuştu ama tek bir gün bile, kızdan tek bir ize dahi rastlanmamıştı. Ya vazgeçmişti ya da gerçekten çok iyi gizleniyordu.
"Günlük planınız." İçeriye girer girmez Elvan'ın eline tutuşturduğu dosyaya bakıp geri uzattı.
"Saatleri gelince haber verirsin."
"Hazırlık yapmayacak mısınız?" Gülümsedi. Her şeye en az bir hafta öncesinden hazırlanırdı. Son ana bırakmak asla ona göre bir eylem değildi. O yüzden, çoktan hazırdı hepsine.
Odasına girince cama çevirdi sandalyesini. O kadını tekrar görmek istemesinin nedenini sormadı kendisine. Belki de sadece kendini güvende hissetmek istiyordu onu koruyan birinin varlığını gördükten sonra. Kabullenemedigi şey ise, ondan hoşlanmış olabileceği gerçeğiydi. Mafyavari tiplerden asla hoşlanmamış, aksine nefret etmişti bu güne kadar. O zaman şimdi içinde oluşan onu görmek için yanıp tutuşma isteği de nerden çıkmıştı birdenbire. Sandalyesini hırsla çevirip masasının üzerindeki dosyalardan birini açtı ve odaklanmaya çalıştı. Saçma sapan şeyler düşünüyordu son günlerde. Hoşlanmasa bile takıntı yapmaya başlayacağı kesindi. Bu yüzden, kafasını meşgul etmeye karar verdi. Ve her zaman yaptığı gibi, sadece işine odaklandı.
'Kızın peşinde sürekli aynı iki adam var. Merak etme, takipteyim.' Ateş mesaja bakıp bir süre düşündü sonra da telefonu tekrar yanına koydu. Eski sevgilim diye bahsettiği, dosyayı çaldıkları adam yollamışti büyük bir ihtimalle. Ama bu, hayatlarının hatası olurdu sadece. Ona da, kardeşine de en güvendiği adamları yollamıştı çünkü. Başlarına bir şey gelmesi söz konusu bile değildi
'Kardeşinizin sıkıcı bir hayatı var.' İkinci mesaja bakıp gülümsedi. Simay'a hayatının en sıkıcı işini vermiş olabilirdi ama güvenebileceği çok kişi de yoktu bu işler için. Asel'in kızla olan ilişkisi açığa çıkarsa onun da hayatı tehlike altına girebilirdi. Bunu bilerek öylece beklemesi saçma olurdu. Tedbiri en baştan almak en iyi çözümdü her zaman.
'Kızı takibi bir türlü bırakmıyorlar. Konuşsam mı?' Onların dilinde konuşmak, pek de ağızla yapılan bir eylem değildi. Ateş bu yüzden, şimdilik buna gerek olmadığını düşünüyordu. Ama yine de, neden peşini hâlâ birakmadiklarini da merak etmişti. Ayrılık kelimesinin tam olarak hangi kısmı anlaşılır değildi ki?
Aniden yerinden kalktı, adama adresi sordu ve oraya doğru yol aldı. Dertlerini bizzat öğrenmek en iyisi olabilirdi.
Oraya vardığında arabadaki iki kişiyi anında görmüştü. Adamı da onayladiktan sonra arabaya doğru gitti kapıyı açtı ve adamı dışarı fırlattı.
"Ne istiyorsunuz?"
"Ne?"
"Bir kere soracağım." Adamın üzerine yürüyüp yakasından tuttu. "O kızdan ne istiyorsunuz?"
"Hiç... Hiçbir şey. Sadece takipte kalmamız söylendi."
"Kim?" Adamın konuşmadığını görüp yumruk yaptığı elini hırsla arabaya vurdu. "Sözlerimi tekrar etmekten hiç hoşlanmam."
"Kemal bey."
"Şimdi kaybolun. Bir daha sizi etrafında görürsem bu kadar kibar konuşmam." Biraz yürüyüp şirketle göz göze geldi. Sonuçta eve bile girmişti. Buraya girmek o kadar da zor olmamalıydı. Ama resmen geri geri giden ayakları tam tersini söylüyordu.
"Hoş geldiniz Ateş bey." Ne? Nerden tanıyorlardı ki onu? "Asel bey toplantıda. Ama hemen haber veririm."
"Onu değil, asistanı lazım."
"Hemen efendim." Birkaç saniye sonra Elvan Ateş'in yanındaydı.
"O adamın adı Kemal miydi?"
"Odama mı geçsek?" Elvan'ın yönlendirmesi ile odaya doğru yürüdü ve o kapıyı kapatınca sorusunu tekrarladı.
"Evet."
"Neden peşinde?"
"İntikam içindir belki."
"Belki mi?"
"Nerden emin olabilirim ki?"
"Hâlâ aşık olabilir mi?"
"Eninde sonunda pes eder elbet."
"Dua et de o zamana kadar kaçırıp dağa kaldırmasın."
"Dağa mı? Öyle kaba biri değil tamam mı?"
"Ama peşine adam takabilecek biri."
"Sen de taktın peşime adam."
"Belki bilmiyorsundur diye söylüyorum ama ben mafyayım."
"Biliyorum."
"Tabi ya." diyerek gülümsedi Ateş. "İşte bu."
"Ne?"
"Senin şu şebeği vazgeçirmenin yolu."
"Kemal."
"Düzelttiğin iyi oldu tabi." diye mırıldanıp koltuğa oturdu. "Peşinden ayrılsın istiyor musun sen onu söyle önce."
"Tabi ki. Soru mu bu?"
"Bilmem." Sigarasını çıkartıp yaktı. "Birilerinin peşinden koşması hoşuna gidiyor gibi."
"Biliyor musun, insanı delirtirsin sen. Sivri dilinle dele dele hem de."
"Alışsan iyi edersin sivri dilime." dedi Ateş sigarasının dumanını içine çekerek.
"Anlamadım?"
"Sevgilim olacaksın diyorum." dedi gözlerini devirerek. "Seninki peşini bırakır böylece."