*** Akira, Vargos’un göğsüne başını yerleştirmiş, kulağının altında atan kalbin sesiyle bir kez daha zevke gelmişti. Vargos'un da durumu farklı değildi; elleri Akira’nın sırtından usulca kalçalarına kaydı. Akira kendini anın büyüsüne o kadar kaptırmıştı ki ne Ari’nin ne halde olduğunu düşündü ne de o an nasıl gözüktüğünü… Akira'nın bütün damarları, saçları gibi altın renginde parlıyor; batan güneşten sonra gece karanlığında adeta ışık saçıyordu. Vargos hızlı bir hamleyle Akira'yı altına çekip bacaklarının arasına bir kez daha yerleşti. Sarı saçları gölgelenmiş çimenlerin içinde, her darbede daha fazla parladı. Dudakları teninden bir milim ayrılmadan boynuna ve göğsüne doğru indi. Elleri elleriyle birleşti. Akira'nın tutuşları çok güçlü olsa da Vargos aldırış etmedi; genlerinde vardı bu

