18. BÖLÜM

3080 Words

İki gün sonra “Hadi dondurma yiyelim.” Ezgi’nin sunduğu teklifle belki kafam dağılır diye düşünüp, “Olur,” dedim. Büşra’da benim gibi onay verince korumalar eşliğinde Ezgi’ye ayak uydurduk. Ezgi’nin bildiği sahile yakın yerde ufak bir Maraşçıda dondurmalarımızı yemeye başladık. “Daha ne bilmediğimiz bir cevherin çıkacak bakalım.” Dediklerim ile güldü ama ben şaşırıyordum. Ezgi’den beklemediğim hareketlerdi bunlar. Sonuçta hepsinin hayatını biliyordum ve Ezgi ise beni bu bildiklerimle vuruyordu. “Beni çok yanlış anlamışsın çok,” demesi aramızda gülüştük. “Seni tanımasam evet farklı anlardım.” Gözlerini kısıp, “Beklerim senden,” dedi. “Niye ya?” “Sence niye?” Bardağımın dibinde kalan suyu fırlatıp, “Pis,” dedim. Sırıtıp önüne döndü. Kendince benimle uğraşıyordu. Büşra gelen telefonla

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD