
#2026TR-AşkKanunu
Ben kocamın kardeşine âşıktım.
Bundan daha büyük bir günahım yoktu belki de.
Sekiz yıl önce YamanAlp Puslubey’e kalbimi verdim.
O ise bana, beni istemediğini düşündürecek kadar büyük bir yara bıraktı.
Sonra ağabeyi Azad’la evlendim.
Altı yıl boyunca Puslubey Konağı’nın gelini oldum. YamanAlp’i unuttuğumu, o eski defteri çoktan kapattığımı kendime inandırdım.
Ta ki kocam ölünceye kadar.
Azad’ın kırkı çıktığında valizimi topladım. O konaktan, o aileden ve sekiz yıldır kaçtığım adamdan sonsuza dek ayrılacağımı sanıyordum.
Ama Puslubey meclisinin benim için başka bir hükmü vardı.
Ölen kocamın yerine kardeşiyle evlenecektim.
YamanAlp’le.
Karşı çıktım.
Bağırdım.
Gitmek istedim.
O ise gözlerimin içine bakıp yalnızca:
“Evleneceksin.”
dedi.
“Sen de mi karar verdin?”
Cevabı bütün geçmişimi altüst etti.
“Hayır. Ben kararımı sekiz yıl önce verdim.”
Şimdi aynı konağın değil, aynı odanın içindeydik.
Ben hâlâ onun sekiz yıl önce kalbimi nasıl kırdığını unutmamıştım.
O ise her dokunuşuyla bana unutmak istemediğim başka bir şeyi hatırlatıyordu:
Onu hâlâ istiyordum.
Hem de bir kadının kendisine yasak olan bir adamı istememesi gerektiğinden çok daha fazla.
Çünkü bazı aşklar bitmez.
Bazıları insanın içinde sekiz yıl boyunca sessizce bekler.
Ve bazı erkekler…
Sevdiği kadına yeniden kavuştuğunda onu bir daha bırakmaya hiç niyet etmez.
MÜPTELA
Bazı tutkular, töreden bile eskidir.

