Hastaneden sargımı yenileyip çıktık. Mehmet'e hâlâ kızgındım. Yüzüne her baktığımda gülüyordu. Beni sinir ediyordu, o gülünce yaptıklarım aklıma geliyor utanıyordum. "Yaran iyileşene kadar uslu durursun, umarım." arabanın içindeydik, sırtım yine ona dönüktü. Gözlerine baktıkça yüzüm alev alıyordu. "Bir yerlerde oturalım ister misin?" arabanın camından dışarı bakıyordum. Evde durmaktan canım sıkılmıştı. Muhtemelen aile üyeleri eve toplanmış Mehmet'i bekliyorlardır. "Bir yerlerde kahve içebiliriz." Mehmet'e doğru döndüm. "Ya da Şafağın yanına gidelim. Oteli yakın mı?" uzun süredir birbirimiz görmüyorduk. Ne halde olduğunu da merak etmiştim. "Şimdi Melis yanında yine saçma sapan triplere girmiş. Onun tribiyle uğraşamam. Bir kafeye gidelim hem birlikte vakit geçiririz biraz." uzun süredir,

