58

1044 Words

Gece lambasının soluk renkli ışığının altında, yatağımın başında kitap okumaya çabalıyordun. Çabalıyordum diyorum çünkü sayfaların arasına dökülen kelimeler çakıldıkları yerlerden ayaklanıp beynimin ortasında diklenerek harflerini, hecelerini birbirine katıyor; birbirlerini un ufak ediyorlardı. Dünki otobüs yolculuğu boyunca Mete'yle bir daha konuşmamış ve yüzüne dahi bakma gereği duymamıştım. Onu yalnızca aklıma getirmek bile beynimin her bir zerreciğini, batan bir iğne gibi acıtırken yine de umutsuz değildim. Çünkü bir gün, batan o her iğnenin beynimi uyuşturarak hissizleştirmesinden ve her bir hücremle barış antlaşması yaparak arkadaşlık kuracağından emindim. Kısacası, acılarıma ve yalnızlığıma göğüs gerecektim. Kitabımın sayfalarında dolaşan boş bakışlarımı hoşnutsuzlukla yumarak bı

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD