57

884 Words

Ağaç dallarında çiçeği burnunda yeni gelinler gibi açmış olan çeşit çeşit tomurcuk ve çiçekler, baharın yalancı müjdesini veriyordu. Kendini tadımlık gösteren sahte güneşin ardından gelen ayaz rüzgarı, erken gelen bahara kanıp da dal veren tomurcukları affetmiyordu. Uğultulu rüzgarın arasında akıp giden havadaki polen ve tozlar, alerji mevsiminin geldiğinin uyarısını yapıyorlardı. Yüzümü istila etmeye çalışan toz zerreciklerine karşı burnumu kırıştırarak kaldırımda yürümeye devam ettim. Okul çıkışı günlük rutin antrenmanım için kulübe gidiyordum. Otobüs durağına yaklaşmıştım. Rüzgarın esareti altına daha fazla girmemek için adımlarımı yere daha sert bastırdım. Dün Yasemin ile Ufuk'un yanından ayrıldıktan sonra bir daha onların yüzlerine bakmamıştım. Mete'nin cevapsız çağrıları ve karşılı

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD