2.bölüm

1823 Words
Kapıda anahtar sesi duyunca hemen odama koştum. Küçük kendi banyosu olan sevimli bir odaydı arka bahçeye bakıyordu. Kapıya kulağımı dayadım ev için nasıl tepki vereceğini duymak istiyordum on dakika sonra sesini nihayet duydum, hem de ne duyma. Kapımın önüne gelmiş bağırıyordu. "Bana bakın tüm düzenimi alt üst etmişsiniz hiçbir şeyimi bulamıyorum. Eski haline getirin ya da bu evden gidin." Canım çıktığı için teşekkür beklerken huysuzun dediği sözler karşısında şok olmuştum. İki dakika sonra dış kapının kapanma sesi daha doğrusu güm diye çarpma sesiyle kendime geldim, hemen odamdan dışarı çıktım. Özenle hazırladığım yemeği yememiş sadece didiklemişti "Seni kadir kıymet bilmez huysuz ihtiyacım olmasaydı ben sana sorardım bu kabalığının hesabını" Yatak odasının dolapları yine karmakarışık olmuştu her şey yerlerdeydi söylenerek toplamaya başladım, o anda onunla nasıl iletişim kuracağım aklıma geldi. "Evet ya yapışkan not kâğıtlarım," Tek tek yazmaya yapıştırmaya başladım gömlekler şurada, havlular burada, çoraplar altta kendimi o kadar kaptırmışım ki baktım ki oda rengârenk olmuş sarı, kırmızı, pembe, beyaz, mavi odanın halini görünce kendi kendime gülmeye başladım panayır yerine dönmüştü. Daha etkili bir iletişim yolu bulmalıydım. Kocaman bir kâğıda telefon numaramı yazdım -Kaan Bey bir isteğiniz olursa kapımın önüne gelip bağıracağınıza lütfen mesaj atın ki ne istediğinizi anlayayım. Sabah kahvaltıyı aceleyle hazırladım, okuluma doğru yola çıktım, eve gelip gelmediğinden haberim bile yoktu. **** Yine sinirlerim tepemdeydi, giden kadından çok daha düzensizdi, eteri gitmiş beteri gelmişti. "Doğan" "Ne oldu yine kardeşim” "Sen bu kadını çok mu aradın?" "Ne oldu temizleyememiş mi?" "O kadar iyi temizlemiş toplamış ki hiçbir şeyimi bulamıyorum" "Alışır be kardeşim fırsat ver şu kıza" "Kız mı? Genç mi bu? " "Evet, üniversitede üçüncü sınıfta okuyor, Selin’in arkadaşı, ailesinin maddi durumu bozulmuş, yurt aidatını yatıramamışlar kız mecbur kaldı çalışmaya, benim yardımımı da kabul etmedi." "Hem kel hem fodul diyorsun yani" "Sadece gururlu bir kız diyorum kardeşim ben takdir ettim vallahi, helal olsun kıza kolaya kaçmadı." İlginç, hazır parayı reddeden kadına henüz rastlamış değildim "Nasıl bir tip bu? Dur dur söyleme öğrenmek istemiyorum ister dünya güzeli ister ucube olsun umurum da değil. İşler durgun ben eve gideyim biraz uyuyayım, gelince de sen gidersin." "Tamam, kardeşim bende annemlerle görüşmüş olurum, geldik nerdeyse gideceğiz,  birlikte yemek yiyemedik diye şikâyet ediyordu." ******   Eve girdiğimde ilk dikkatimi çeken masanın üstündeki kahvaltıydı. Birden çok hoşuma gitmişti, minik bir vazonun içinde bahçeden kopartılmış bir çiçek bile vardı üstünde de bir not afiyet olsun. Şimdiye kadar açlık hissetmeyen,  midem guruldamaya başlamıştı küçük bir termosta çay bile hazırdı, yüzümde büyük bir gülümseme oluştu hemen yemeye başladım, çok iyi gelmişti bu kahvaltı bana, sinirimi unutmuştum, bu kız işini iyi biliyordu . Yatak odama girdiğimde göreceğim manzarayı önceden bilebilseydim bu kadar çabuk karar vermezdim. Kapıyı açar açmaz odanın hali şok geçirmeme sebep oldu rengârenk kâğıtlarla kaplı bir oda sinirim yine oynamıştı, kâğıtların üstündeki uyarı notlarını okumaya başladım, çoraplar burada, fanilalar şurada. Yazması yetmemiş olacak dalga geçer gibi ok işaretleri yapmıştı. Sıra yatağın üstündeki büyük nota gelmişti, telefon numarası ve nasıl iletişimde bulunacağımızın detayı. Mantıklıydı hemen bir mesaj attım. -Odamı panayır yerine döndürdükten sonra nihayet doğru yolu bulmuşsun Hemen cevabı geldi. -Fikrimi beğenmenize çoookkkk sevindim, emirlerinizi bekliyorum Mesajda ki,  uzatmalar biraz alaycı gelmişti ama anlamam azlığa geldim -Gece geç geleceğim soğuk bir şeyler hazırla ve sakın sabah ses etme -Emredersiniz efendim ne demek hayalet gibi olacağım Akıllı kızdı, olayı anlamıştı. Mis gibi kokan yatağıma yattım evime kadın eli değdiği belli olmuştu… ***** "Ceylin,  kendine gel uyuyorsun."Selinin sesiyle kendime geldim üç günün yorgunluğu şimdi çıkıyordu "Çok yoruldum Selin evi düzene soktum sonunda " Huysuzun mesajları tam o sırada geldi "Kim mesaj atıyor sana" "Kim olacak huysuz" "Huysuzda kim" "Kaan denen huysuz ihtiyar" Selin kahkahayla gülmeye başlamıştı "Kaan ağabey mi huysuz ihtiyar" "Evet, ondan bahsediyorum" "Sen hiç Kaan ağabeyi görmedin değil mi?" "Nerden göreyim evde bir resmi bile yok" "Gel sana bilgisayardan göstereyim" Selin hala gülüyordu "Ne var bu kadar gülecek anlamadım" "Şimdi anlayacaksın bak bakalım senin huysuz ihtiyarına" Aman Allah’ım neydi bu erkek güzeli, onlarca resim hepsinde de çok yakışıklı çıkmıştı, birden yüreğim ağzıma geldi, ben bu güzelliğe mi hizmet ediyordum. Elimde olmadan yutkundum "Ne o, Ceylin hanım yüzün kızardı birden" "Yok,  canım sana öyle gelmiş tamam yaşlı olmayabilir ama yine de huysuzun teki" Resimler,  önümden geçiyordu, huysuzun yanında birbirinden güzel kadınlarla çekilmiş pozları ve haberleri. Gece hayatının başarılı yöneticilerinden,  Kaan Yılmazer’in manken çıkartması,  kadınların gözdesi, genç kızların prensi "Tam bir Kazanova’ymış kızlara bak sürü mübarek" "Deme öyle Ceylin, Kaan ağabeyim iyidir. Kadınlar onu rahat bırakmıyorsa o ne yapsın, baksana çok yakışıklı, dikkat et sende kapılmayasın ona." "Delimisin? Ben ne yapayım çapkın adamı en son âşık olacağım kişi olur, yakışıklı olması önemli değil insan olsun" Sözünü sadece ağzım söylemişti,  midemde kelebekler uçuşuyordu sanki, gerçekten kusursuz bir fiziği vardı. "Tamam dediğin gibi olsun bakalım, yakında finaller başlayacak işi sıkı tutmak lazım, ne güzel beraber çalışıyorduk şimdi onu da yapamayacağız" "Ben sana notlarımı veririm anlamadığın bir yer olursa da ders aralarında anlatırım sana" "Yaşa benim zekâ küpü arkadaşım sen olmasan ben ne yapardım bilmem. Vay,  şu gelen çocuklara bak"  "Gördüm" "Ne demek gördüm baksan şunlara ikisi de birbirinden muhteşem." "Bana ne Allah sevdiklerine bağışlasın" "Sende,  bir âlemsin he kaç senedir birlikteyiz bir erkeği de beğen be kızım" Yürüyen heykeller bizim olduğumuz masaya kadar gelmişlerdi. Selinin yüzü şeker yemiş çocuk gibi keyifliydi. "Selam kızlar tanışalım mı?" Selin hemen atladı "Neden olmasın." "Gerek yok yeterince tanıdığımız var bizim" diyerek itiraz ettim… Çocuk dediğimi önemsememişti. Elini uzattı "Fazlası göz çıkarmaz ben Mert" dedi… Diğeri "Bende Doğu, bir arkadaşımız daha var nerdeyse o da gelir” diyerek kendini tanıştırdı. Çocuğun elini sıkmak istememişti, kısa bir süre havada tuttu sonra hiçbir şey olmamış gibi elini kotunun cebine soktu. "Mantar gibi çabuk ürüyorsunuz demek ki” "Ne kadar komik kızmışsın sen" "Komiklik yaptığımı mı,  sandın" Selin çocuklardan hoşlanmış gibiydi "Ceylin neden böyle yapıyorsun bak ne kadar kibar arkadaşlar" deyince tahminim doğru çıktı. Doğu denen çocuk pişkin gözlerle yüzüme bakıyordu, ısrarlı bakışlarından hoşlanmamıştım… "Değişik bir ismin var diyemeyeceğim ninemin adıydı. Ailen çok mu aramış bu ismi?" Tavırlarımdan hoşlanmamış olsa gerek aklınca benimle alay ederek intikam almaya çalışıyordu "Evet,  ararken ninene rastlamışlar, senin gibi densizin ninesi olduğunu duyunca, ilerde karşıma çıkarda densizi adam ederim diye düşünüp ninenin adını vermişler bana." "Murat da geldi nihayet" Bu çocuklara niye sinir olduğumu bulmuştum, tanıyordum bu yılışıkları "Ceylin selam" diyen çocuk bu ikisinden çok daha fazla kötüydü. Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü, lisede kâbusum olmuştu bu adam benim… Selin adamın samimiyetinden şaşırmıştı "Nerden tanışıyorsunuz siz, Ceylin neden söylemedin?" "Neyi söyleyecektim, bahsetmeye değer bulmadım, liseden tanıdıklarım sadece bu okulda olduğundan haberim bile yoktu bunların" "Benim senden haberim oldu ama yüksek lisans için özellikle senin okuduğun,  okulu seçtim." Murat her zaman ki Murat’tı, sevimsiz ve ısrarcı "Sevinmem mi gerekiyor?" "İnadından hiç vazgeçmedin,  değil mi?" "Anladım hem lisans yaparız hem de çıtırları avlarız dediniz yani." "Her zaman böyle hazır cevaptın sen, en sevdiğim huyunda buydu" Sevdiği huyummuş, kuyruk acısı henüz geçmemiş olmalıydı "Huyumu sevdiğinden huyumun hiç haberi olmadı benden uzak dur" Selini, çekiştirerek yanlarından ayırdım "Neden böyle eksilendin ne yakışıklı çocuklardı hele Doğu’ya bayıldım" "Dikkat et Selin bu üçü çok tehlikeli tiplerdir, lisede canını yakmadık kız bırakmamışlardı Doğu ve Mert’ i çok tanımam ama Murat çok tehlikelidir." "Murat ‘la aranda ne oldu ki?" "Liseden bir arkadaşımla çıkıyordu kız deli gibi âşıktı buna, başka kızlarla defalarca gördüm Özgenin arkadaşım olduğunu bilerek bana bile asılmaya kalktı, en sonunda dayanamadım arkadaşıma gördüklerimi söyledim. Kız ondan hesap sorunca beni kendinde gözü olmakla suçladı bütün okulu ve arkadaşımı da buna inandırdı çok üzülmüştüm, son sınıftı da defolup yurt dışına okumaya gitti, onun için bunlardan uzak dur." "Değişmiş olamaz mı?,  Ceylin bak kaç sene geçmiş aradan" "Valla huylu huyundan vazgeçmez ben buna inanırım, üzülmeni istemem." Arkama dönüp baktığımda Murat’ın gözerinin hala üstümde olduğunu hissettim, birden içim ürperdi. Okul bitimi benim olmayan evimin sıcaklığına sığındım. Hemen etrafı toparladım, yatak odasına yapıştırdığım notlar bir topak halinde yerde duruyordu. "Çöpe bile atmamış huysuz" Söylenerek odayı toplamaya başladım, yatağa sıra gelmişti. Zorla çarşafları değiştirdim. Ne kollarımda ne bedenimde hayır kalmamıştı. Çok yorgundum uykum gelmişti, bir iki dakika kestirsem ne olurdu ki? Huysuzun gelmesine daha çok vakit vardı… Yastığı kabarttım yumuşacık oldu… Kenara uzandım yatak çok rahattı, vücudumu bulutların üzerinde gibi hissettim… Birazcık gözlerimi kapasam, **** Uyandığımda nerede olduğumu bir an hatırlayamadım. Yatağın içi sıcacıktı, niye sıcaktı ki? Sırtımda bir sıcaklık, birisi bana sıkıca sarılmıştı, çığlık atmamak için ağzımı elimle kapadım. Yavaşça başımı çevirdim odaya vuran ayın ışığından görebildiğim kadarıyla huysuz patronumun sıcacık koynundaydım, üstelik huysuz çıplaktı, donmuş kalmıştım bu nasıl bir tanışma şekliydi geldiğimin dördüncü gecesi, kendimi patronumun koynunda bulmuştum. Alkol kokusu burnuma doldu, kendimi kolunun kıskacından kurtarmak için hafifçe kıpırdandım, bir anda yüzünü boynuma gömdü. "Çok güzel kokuyorsun sen" Bunu bana mı söylemişti? ‘ İç sesim senden başka birimi var aptal’ dedi, tekrardan uykuya dalması için dua etmeye başladım, dualarım kabul oldu ki kolu üstümden çekildi. Yavaşça yatağın kenarına kaydım emekleyerek kapıyı buldum kendimi dışarı zor attım. Kurtulmuştum yaşasın İç sesim öyle demiyordu ’ keşke biraz daha kalsaydın’ sen sus, çok biliyorsun. Hemen odama gittim sanki bütün vücudumu karıncalanıyordu. Hiç hissetmediğim duygular sanki bütün kanımı kasıklarımda dolaştırıyordu. Kendine gel dedim, ilk kez bir erkekle yataktaydın hem de öyle böyle bir erkekle değil, böyle hissetmen normaldir. Sabah çok erken kalktım, karşılaşırım diye telaş içindeydim, kendimi kapıdan dışarı dar attım. *****  Of ya bu ne biçim baş ağrısıydı sanki beynim matkapla oyuluyor gibiydi... Gecenin dumanlı ortamında içki içerek geceyi tamamlayıp, sabaha karşı eve zorlukla gelmiştim, nasıl soyunduğumu nasıl yattığımı hatırlamıyordum. Başımı tutarak yavaşça yataktan kalktım aşağı indim, kahvaltı yine hazır bir şekilde bekliyordu. Yiyemeyecektim, anca bir ağrı kesici beni paklardı, aspirin içerek yatağıma geri döndüm, yatmamla kalkmam bir oldu. Yatağımdaki bu koku kollarımda hissettiğim güzel kıvrımlar. Gece bir kadın vardı koynumda, eve kadın mı getirmiştim? Yüzünü niye hatırlamıyordum, ama kokusu sıcaklığı hala yanımdaydı, aramızda bir şey olsaydı hatırlardım kokusunu sıcaklığını net hatırlıyorsam sevişseydik hatırlardım, Uykum iyice açılmıştı işe gitmeye karar verdim, dün geceki kadını bulmalıydım, niye kokusu beni bu kadar etkilemişti ki, yüzü nasıldı görmeliydim tekrar kokusunu hissetmeliydim. Kısa bir duş sonrası, yatağımın yanına gittim yastığı aldım. Evet, mutlaka yanımda bir kadın vardı yastık yasemin çiçeği kokuyordu. Hafif insanın içini ferahlatan baharda yeni açmış yaseminlerin kokusu gibi. **** Nerdeyse son hızla kulübe geldim, gece çalışan garsonların hiç birisi daha gelmemişti, yukarı çıktım umudum Doğan’dı. "Ne işin var oğlum bu saatte çok geç gittin uyusaydın biraz." "Sana bir şey soracağım, yanımda bir kadın var mıydı benim?" Doğan gülmeye başladı "Bakıyorum rahipliğe son vermişsin" "Ciddiyim Doğan yanımda kadın var mıydı diye soruyorum sana?" "Ben görmedim kardeşim, ama sen ne kadar sarhoş olursan ol kadınla olsan hatırlardın herhalde" "Hatırlamıyorum, kahretsin gece uyandığımda kollarımın arasında bir ateş tutuyordum, kokusu nasıl anlatayım teninin kokusu içime işlemiş sanki" "Kaan beye bak, ilk kez bir kadın hakkında bu kadar romantik gördüm seni. Kim olduğunu sorsaydın" "Kadın yanımda olsaydı sorardım herhalde, buradan beraber mi çıktık, hiç yapmadığım bir şeyi yaparak sarhoş kafayla yoldan mı aldım onu bile hatırlamıyorum" "Hayal görmeyesin sakın, uzunca bir süredir kadınlara kapadın kendini, belki de rüyalarının oyunudur bu sana, ya da hayalettir he güzel bir kadının hayaleti." "Geç,  bakalım dalganı Doğan, sana soranda kabahat" "Kızma be,  arkadaşım sen aramaya devam et, arayan her şeyi bulurmuş biliyorsun."
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD