Kerim, “Biliyor.” dedi. Ağlayacaktı neredeyse. Bir grup adamdan dayak yemişti. “Onu görüyoruz oğlum.” Diye güldü Emek. Bir yandan Merve, Kerim’in kaşına pansuman yapıyordu. “Sizi söylemeden bırakmayacaklardı, söylemek zorunda kaldım.” diye özür dinleyen bakışlar attığında Aslan omzunu sıktı. “Sıkıntı yok, sen iyi ol da...bakarız sonrasına.” Kerim son cümlelerin muhatabını kendisi zannettiğinde vücudu titredi. Emek gülerek omzuna vurdu. “Seni dövmeyeceğiz lan korkma.” Ama yaralı omzuna bastırmıştı. Kerim yüzünü buruşturduğunda Merve eline vurdu. “Bir dur artık.” Emek ellerini havaya kaldırdı. Emre derin bir nefes aldı. “Sen ne öğrendin?” “Abi...” “Ne abi?” “Öğrendiklerime inanamayacaksın. Birkaç arkadaşıma soruşturdum.” “Lan söylesene. Biz inanıp inanamayacağımıza karar veririz.” “A

