7.BÖLÜM

923 Words
O sırada Karadağların konağında tam bir kaos hakimdi. Selvi'nin yüzü kıpkırmızı olmuş, ayakkabılarının topukları taş avluda çat çat sesler çıkarıyordu. Nefesi hızlanmıştı. Elini konağın büyük ahşap kapısına koydu, hızla itti. İçeri girdiğinde kahve kokusu ve ağır bir sessizlik karşıladı onu. Selvi bas bas bağırmaya başladı. -“Anneeee! Esma anne neredesin?!” diye Kürşat’ın annesini çağırıyordu. Sesini yükseltmişti, sinirinden sesi titriyordu. Merdivenlerden hızlı hızlı inen Kürşat’ın annesi, neye uğradığını şaşırmıştı. -“Ne bu bağırış çağırış kızım? Ne olmuş yine?” Selvi nefes nefese konuşmaya başladı. -“Ben bugün Kürşat’ın yanına tarlaya gittim…Irgatlardan bir kıza yılan soktu. Kürşat onu kucağına aldı. Kendi arabasına bindirip hastaneye götürdü. Beni görmedi bile! Yanına bile almadı beni!” Esma Hanım'ın gözleri büyüdü. O sırada Mehmet bey kapıdan göründü . -‘’Geçin içeride konuşun asabımı bozmayın benim'’ diye hiddetlendi. Hemen büyük odaya geçtiler. Esma hanım inanmazcasına sordu. -“Ne diyorsun sen Selvi? Kürşat o kızı arabasına mı bindirdi?” Selvi gözleri dolmuş bir şekilde konuştu. -“Yemin ederim Esma anne , görmesem inanmazdım. Kucağında taşıdı herkes gördü. Ne yapacağım ben? Ben onun müstakbel eşi olacağım!” Esma Hanım öfkeyle ayağa kalktı. “Bu olacak iş değil!” dedi. Mehmet Ağa hafifçe boğazını temizleyerek müdahale etti. -“Oğlan iyice zıvanadan çıktı. Elin kızını kucaklayacağına, kendi sözlüsüyle ilgilense ya. Yarın gideceğiz Selvi kızımı istemeye. Bu iş burada biter. Daha da fazla rezil olamayız.” O sırada Kürşat, Zeynep’i evine kadar bırakıp arabasını döndürdü, konağın yolunu tuttu. İçindeki fırtına dinmemişti. Zeynep’in “Benim kimsem yok,” deyişi hâlâ kulağındaydı. Kızın hali gözlerinin önünden gitmiyordu. Kapıdan girer girmez evdeki gerilimi hissetti. Selvi salonun ortasında annesinin yanında durmuş, başı önde süzülen yaşlarla kurnazca ağlıyordu. Mehmet Ağa'nın yüzü ise sinirden kıpkırmızıydı. Mehmet Ağa sinirle bağırdı. -“Neredesin lan sen?, Bütün köylü seni konuşurmuş rezil ettin bizi’’ Kürşat soğukça konuştu anlaşılan Selvi her şeyi babasına yetiştirmişti. -“Bir can kurtardım baba, köyün yersiz dedikodusu umrumda değil.” Esma Hanım hemen araya girdi -“O can dedikoduya sebep oldu oğlum. Kızı kendi ellerinle arabana bindirip götürmüşsün. Selvi ne olacak ha? Yarın bu kız milletin yüzüne nasıl bakacak?” Selvi kırılgan bir sesle konuştu . -“Ben seni sevdim, hep bekledim. Yanına geldim yüzünü göreyim diye ama sen gözümün önünde o kızı kucakladın. Hem sen bana söz verdin evleneceğiz biz’’ Kürşat artık bu kızdan sıkılmaya başlamıştı. İtinayla gözüne bakan kızın gözlerinden koptu. Başını yana çevirdi. -“Ben kimseye söz vermedim. Kimseye gönlümü de vermedim.” Diye karşı çıktı. Mehmet Ağa yumruğunu masaya vurdu -“O zaman biz veriyoruz sözünü! Yarın Selvi’yi istemeye gidiyoruz. Bu iş burada bitecek! Elin kızlarıyla Karadağlıların adı anılmayacak! Söz kesilecek!” Kürşat’ın yüreğine bir taş oturdu. Bir an nefesi kesilir gibi oldu. Odada soğuk bir sessizlik oldu. Başını yere eğdi. Gözleri Selvi’ye değdi ama orada bulmak istediğini bulamadı. Kürşat dişlerini sıkarak konuştu. -“Ne istiyorsanız yapın. Ama bilin ki bu iş zorla yürürse, sonunda kimse mutlu olmaz.” Selvi, zafer kazanmış gibi başını kaldırdı ama Kürşat’ın gözlerinde bir damla sevgi bile yoktu. Ve o gece, Karadağlılar Konağı’nda zoraki bir karar alındı. Zeynep’in adını köyde yaydılar. Kürşat’ın içi ezilirken, kader onu sevmediği bir yola doğru sürüklüyordu. Ama yüreğinde bir yer, hâlâ o gözleri kirli camların ardından görebiliyordu. Ve o gözler, unutulacak gibi değildi… Ertesi gün Köy kahvesinde sabah çayı erken demlenmişti. Masalarda oturan birkaç adam, günün havasını değil, yine bir genç kızı konuşuyordu. Zeynep… Köy kahvesinin önü, her zamanki gibi doluydu. Sarı sandalyelere yayılmış adamlar çaylarını höpürdetiyor, biri gazete okuyor gibi yapıyordu, ama gözleri hep gelen geçenlerdeydi. Hele o sabah… Zeynep'in adı, rüzgar gibi her kulağa çarpıyor, sonra dalga dalga yayılıyordu. -“Duydun mu? Kürşat Ağa kızı kucaklamış götürmüş hastaneye.” -“Hastane bahaneymiş, asıl gönül işiymiş diyorlar.” -“Zeynep de zaten bir tuhaftı. Başını eğmezdi hiç!” -“Ağa da zengin tabii… Kız yoksul. Ne olur ki? Kız da göz süzüyormuş zaten.” Çay kaşıkları bardaklara tıngır tıngır vururken, kahvede sadece sesler değil, iftiralar da yankılanıyordu. Tam o anda... Ağır adımlarla bir çift potin sesi duyuldu. Kürşat Ağa... Üzerinde koyu lacivert bir gömlek, alnında öfke teriyle belirmişti. Adımları netti. Gözleri bıçak gibi keskince etrafı süzüyordu. Kapının önünde durdu. İçeri girmedi. Ama sesi duvarları çatlattı. Kürşat sert ve tok bir sesle konuştu. -“Ne konuşuyorsunuz lan burada?” Bir anda kahve sustu. Masalardaki adamlar başlarını önüne eğdi. Ama biri, cesaretini toplayarak konuştu: -“Ağam… öyle duyduk. Köyde herkes konuşuyor. Biz demedik ki, millet konuşuyor.” Kürşat içeri adım attı. Sanki gök gürlemişti. -“Millet dediğiniz kim? Kendi karısını konuşturamayan adamlar mı millet? İftira atmayı mertlik sayan köylü müsveddeleri mi millet? Haa?” Diğer bir adam çekinerek: “Biz kötü bir şey demedik… Sadece olanı konuştuk.” diye söylendi. Kürşat yumruğunu masaya vurdu. Çay bardakları zıpladı. Birkaç kişi sıçradı. -“Bir daha o kızın adını ağzınıza alırsanız, yemin ederim tek tek o dilinizi söker, kapıma sererim! Kimseye hesap vermek zorunda değil o! Hele de size değil! Bende bu köyün ağasıysam yiyecek ekmek bile bulamazsınız ,hepinizi birbirinize kırdırırım” diye açıkça tehtid etti. Kahvede herkes susmuştu. Sessizlik, göğüsleri ezen bir buhar gibi yayılıyordu. Kürşat gözlerini bir bir adamların üzerinde gezdirerek: “Delikanlı , yüreği yiyen varsa dikilsin karşıma . Erkekseniz, bir kızın arkasından konuşmayacaksınız. Zeynep’i ağzınıza almadan önce aynaya bakın! Hepinizin kızı karısı var biraz adam olun lan ‘’diye kükredi. Sonra döndü. Kahveden çıkarken arkasından kimse tek kelime edemedi. Ne başlarını kaldırabildiler ne de tekrar çay karıştırabildiler. O gün kahve sessizliğe gömüldü. Kürşat ağa gözü kara bir adamdı ve bir şeyi dediyse yapardı .
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD