4.BÖLÜM

1972 Words
Lucas Araçta beklerken saat gece üçe geliyordu. Braiden yanımda derin uyurken ben uyuyamıyordum. Sanki uyursam gidecekmiş gibi hissediyordum. Şu an gizlice onu izlememek için kendimle savaşıyordum fakat baştan kaybedeceğim savaşa girmiştim en fazla yarım saat dayanabildim.'Bu kadar beklediğim yeter..Onu uzaktanda olsa görmem gerek' deyip sessizce inip odasının olduğu balkona çıktım. Kapının önüne geldiğimde küfrettim "Siktir ! Neden perde komple kapalı ki. " onu görebileceğim küçük bir aralık bile yok. Sıkıntılı bir şekilde balkonda elim ensemde yürürken aklımda olan şeyi yapmaya karar verdim başka şansım yok onu görmem lazımdı. "Umarım uyanmaz" deyip yavaşca kapının koluyla ses çıkarmamaya çalışarak uğraşmaya başladım beş dakika sonra kilidin tık sesiyle durdum. Açılmıştı.... Bir adım girsem onu görecektim ama bir türlü içeri girmeye cesaret edemiyordum olduğum yerde kalmıştım. "Yapabilirsin Lucas. Sadece onu görüp çıkacan " saniyeler geçtikçe kalp atışlarım artıyor yüzümde küçük ter damlaları oluşuyordu. Sessizce kapıyı açıp içeri adım atığımda onu gördüm...Tam karşımda yatağın içinde cenin pozisyonunda uyuyordu nefesimi tutmuş onu izliyordum. Sekiz ay sonra ilk kez bu kadar yakındık. Bir kaç adım daha atıp yüzünü tam görebileceğim şekilde durdum. Uzun saçları yastığa dağılmış , elinin biri yastığın altında diğeri ise önünde duracak şekilde yastığa resmen gömülmüş bir halde uyuyordu.Bu hali gülümsememe neden oldu. Yanına çöküp uzun süre hasret kaldığım yüzünü izlemeye başladım. Güya sadece bakıp çıkacaktım. Elimi yüzüne değmeyecek şekilde sanki tenine dokunuyormuş gibi gezdirmeye başladım. Önce kirpiklerini geçtim sonra burnunu en son dudaklarına geldiğimde durdum yastığın üzerinde büzülmüş halde duruyordu.Her şeyi berbat etmeden önce o dudakları doya doya öpebilirken şimdi sadece bakmakla yetiniyordum. Birkaç dakika daha baktıktan sonra daha fazla kendimi tutamayıp yaklaşmaya başladım taki dudaklarım dudaklarına değene kadar onu öpünce Lily başını hafif bir şekilde hareket ettirdi.Uyanmasin diye başımı biraz geriye çekip iç çekerek onu izlemeye devam ettim omzuna düşen birkaç tutam saçı geriye attığım zaman bakışlarım boynuna kitlendi. Boynunda o gün boğazını sıktığımda pençelerimin oluşturduğu yara izleri vardı. Anı hatırlayınca Lily'nin hissettiği acıyı hatırladım. Yumruklarımı sıkmış bir şekilde kaskatı durmuş halde boynuna bakarken sonra bakışlarım karnına gitti orda açtığım yara izini merak edip bakmak için ellerimi yavaşça tişörtüne götürdüm açıp bakmaya kokuyordum aslında ama yine de kendime hakim olamıyordum. Aptallığım yüzümden ona ciddi şekilde zarar vermiştim ruh eşime hemde... Tam tişörtünü sıyıracakken "Lucas nerdesin!" diyen Braiden'nın sesini duydum zihnimde ve olduğum transtan çıkıp ondan uzaklaştım. Benden ses çıkmayınca panik içinde; "Lanet olsun onun yanındasın değil mi!" "Evet yanındayım! " "Kafayı mı yedin hemen buraya gel!!" "Seni görürlerse her şey daha kötü olur" "Uyurken sadece onu izliyorum Braiden merak etme kimse görmeyecek beni" "Saçmalama hemen yanından ayrıl " dedi panik içinde. Bıkkın bir şekilde, " Yanından ayrılmayacam uyanmasına yakın gelirim yanına. O zamana kadar zihnimden uzak dur Braiden!" dedim. "Ne halin varsa gör dostum" dedi. Derin bir nefes verdikten sonra yatağın başına geçip baş ucunda durarark kaldığım yerden onu izlemeye devam ettim. Zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştım en son güneş ışınları odaya sızmaya başladığında Lily ufaktan kıpırdanmaya başladı, uyanacağını anlayınca son kez ona yaklaşıp kokusunu içime çekerek alnını öptüm ve hızla odadan ayrıldım. Kapıyı açıp Braiden'nın yanına geçtiğimde bana düz bir ifade ile ," Kendine hakim olmayı ne zaman becereceksin" omuzlarımı umursamaz bir şekilde silkeleyip "Benim durumumda sen olsaydın ve oradaki de Mina olsaydı acaba sende bu kadar sabırlı olur muydun?" birkaç saniye düşündükten sonra net bir şekilde; "Kesinlikle hayır " dedi gülerek. "Ama yinede dikkatli olman gerekiyor " "Biliyorum. Merak etme dikkat ediyorum " konuşmaya devam ederken arka kapının açılıp birinin hızla oturduğunu gördük. Şaşkınlık içinde ikimizde hızla arkaya baktığımızda gördüğümüz kişi ile donup kaldık Tom arkada oturmuş bize bakıyordu. "To-Tomm, sen nasıl?..." Braiden şok içinde zorla kurabildiği cümleyi söyledi.Karşımızda ki adam ise düz bir ifade ile hâlâ ikimize bakıyordu.En son kendime gelip , "Tom bak...." cümlemi tamamlamama fırsat vermeden elini kaldırıp susturdu. "Saat ikide sahildeki çay bahçesine gelin." "Konuşacağız " deyip birsey dememize fırsat vermeden arabadan indi ve uzaklaştı. "Ordayken yakalandın mi Lucas!!" olayın şokundan kurtulup konuştu Braiden "Hayır..Lily uyanmaya yakın ordan çıkıp yanına geldim " elleri ile direksiyona vurup," Bu adamın beni boşuna tedirgin ettiğini söylemedim " dedi. "Sence bizi nasıl farketti" "Bizi görmedi eminim buna" dedim "Bilmiyorum..Ama artık daha dikkatli olmamız gerek Lily'i burdan götürmeye çalışacaktır " deyince yumruklarımı sıkıp, " Bu bir daha asla olmayacak!" diye sert bir şekilde konuştum buna izin vermezdim. "Biz dediği yere gittiğimizde burda üç adam nöbet tutacak Braiden" "Bizi oyalayıp onu burdan uzaklaştırabilir" düşüncesi bile acı çekmeme neden oluyordu onu bir daha kaybedemem. "Tamam o iş bende " İkide dediği yere gittiğimizde masada oturmuş dalgın bir şekilde denizi izliyordu bizi görünce ciddileşerek oturmamız için işaret etti. Ben onun karşısına geçtim Braiden ise sağına oturdu. Beni biraz inceledikten sonra bariton bir sesle; "Burda ne işiniz var" "Bak Tom Lily'i....." konuşmaya çalışan Braiden'nın lafını kesip, " Lily'i ne! Ona zarar verdiğiniz gün ondan uzak durmanız gerektiğini söylemiştim! " Bunu benim gözlerime bakarak söylemişti. "Yaptığınız hatayı anladığınızda sakın gelip ondan özür dilemeyin demiştim. Şimdi hangi yüzle buraya gelirsiniz!" "Ne desen haklısın. Büyük bir hata yaptım.Bunu düzeltmek için geldim" cümleme alayvari bir şekilde gülüp, " Ne o alfa, beynini kullanmaya başlamışsın yalnız biraz geç kalmadın mı bunun için " "Konuşmalarına dikkat et !!" Braiden'nın öfkeli sesini duyunca onu elimle susturdum. "Haklısın Tom. O kadar aptalım ki her şeyi mahvettim ,o kadar aptalım ki ruh eşime inanmadım ve lanet olsun o kadar aptalım ki ona zarar verip acı çekmesine neden oldum!" "Onu bu hale getirdiğim için kendimden nefret ediyorum!!" ellerimi yumruk yapmış bir şekilde karşısında duruyordum bitik bir haldeydim. Tepkisiz bir şekilde beni izleyip ," Yaptıklarını düzeltebileceğini mi sanıyorsun? " "Lanet olsun bilmiyorum! Tek bildiğim şey nefes aldığım süre boyunca Lily de açtığım bütün yaraları kapatmak için uğraşacağım." yüzümü sıkıntılı bir şekilde ellerimin arasına aldıktan sonra ona bakıp ; "Onu bende uzaklaştırmana bir daha asla izin vermem Tom " konuştuğum süre boyunca hiç ses çıkarmadan beni dinledi sonra denizi izlemeye başladı bir şeyler düşünüyordu. Yüzündeki ifadeyi çözemiyordum bir türlü. Nefret mi, öfke mi yoksa başka bir duygu mu?.... Braiden ile birbirimize bakıp onun ne yapacağını bekliyorduk sonra derin bir nefes alarak; "Onu senden uzaklastırmayacağım Lucas" "Aslında onu bir daha görmeni istemiyorum ve inan bana bunu yaparım da ama...." İç çektikten sonra devam etti ," Onu götürmem Lily'i iyileştirmez" "Lily'nin ne halde olduğunu görüyorum ve bir şey yapamıyorum" "Nasıl ruhunda yaralar açtıysan aynı şekilde onu tek iyileştirebilecek kişinin sen olduğunu da biliyorum" "Bana aranızda geçen her şeyi anlattı " " Seni sevdiğini biliyorum ama ona inanmayışın Lily'nin içinde büyük yaralar açtı ve bunu kapatacaksın " nefes almadan onu dinliyordum. Sonra yavaşça bana doğru eğilip kısık bir sesle ," Eğer bir daha ona zarar verirsen, sürünü gözünün önünde yok ederim Lucas" "İnan bunu yapabilecek gücüm var" dedikten sonra arkasına yaslanıp sert bir şekilde bize bakmaya devam etti. Bizi tehdit etmesi yüzünden Braiden kurdunu dizginlemeye çalışıyordu "Sen biraz önce bizi tehdit mi ettin!!" diye bağırdı. "Braiden kendine gel hemen " onu sakinleştirmeye çalışıyordum. Tom düz bir ifade ile ," Tehdit etmedim sadece olacak şeyi söylerek önceden sizi uyardım " parmağını Braidene uzatarak ," O köpeğini tut kuçu kuçu!" "Sen kime kuçu kuçu diyorsun lan!!" braiden haykırırken onu tutmakta zorlanıyordum "Yeter artık kendine gel" Alfa ses tonuyla onu uyardığımda kendini geri çekti. Tom karşımızda eğlenir bir şekilde bizi izliyordu. "Değişik canlılarsınız. Vücudunuzu aklınız yerine testosteron hormonunuz yönetiyor nasıl bu şekilde hayatta kalabiliyorsunuz " "Tom laflarına dikkat et sınırı aşıyorsun artık !" Benim de sabrımı zorlamaya başlamıştı sonra ellerini havaya kaldırıp, " Tamaamm bir şey demedim" dedi. "Lily sana nasıl tahammül ediyor?" Braiden sinirle ona bakıyordu. "Tahammül edemiyor zaten " deyip gülümsedi. İkimiz birden ona şaşkın şaşkın baktık gerçekten farklı biriydi.Tom sonra ciddileserek "Ne yapmayı düşünüyorsun Lucas" dedi. "Açıkçası bilmiyorum. Karşısına çıkıp konuşmaya calışacam " tek kaşını kaldırıp, " Gerçekten harika bir planmış. " dedi. "Daha iyi bir fikrin varsa söyle " dedi sinirli sekilde Braiden . "Her şeyin içine sıçan sizsiniz ben niye fikir söylim " "Lily daha kötü olmadığı sürece her şeyi yapın " "Benim artık gitmem gerek . " Ayağa kalkıp gitmek için arkasına döndüğünde tekrar bana baktı, " Bu akşam dokuz gibi onu sahile getiricem sonra bir bahane ile yanından ayrılıcam. Gittikten sonra yanına gelip konuşmaya çalış onunla" "Yalnız bu iş hiç kolay olmayacak Lucas " "Biliyorum umurumda da değil. Ne kadar işim zor olsada sonuna kadar beni affetmesi için uğraşacam" Ne pahasına olursa olsun Lily'nin tekrardan bana güvenmesini sağlayacam. ....... Lily Sabah olduğunda gözlerimi açıp etrafa uyku bir şekilde baktım. Tanrım uzun zamandır ilk kez huzurlu bir şekilde uyumuştum. Şu an kendimi o kadar iyi hissediyordum ki. Eskiden Lucas yanımda olduğu zaman bu şekilde uyurdum sonra birden burnuma bir koku geldi. Bu onun kokusu! Yataktaktan fırlayıp etrafıma bakındım yoksa burada mıydı? Ama bu düşüncem sadece bir kaç dakika sürmüştü. "Daha neler Lily" deyip banyoya gittim. Aynada kendime bakarken boğazımda ki yara izlerine baktım iyice iyileşmişlerdi sadece çok az iz kalmıştı. Bunu bana yaparken yüzündeki öfkesi gözümün önüne gelince gözlerim doldu yine daha fazla düşünmemek için elimi yüzümü yıkayıp oturma odasına gittim. "Tomm!!" etrafa baktığımda onun evde olmadığını görüp mutfakta birkaç şey atıştırdıktan sonra kahvem ile kitabımı alıp balkona çıktım. Burda oturmayı çok seviyordum bir saat kitap okuduktan sonra gözlerimi dinlendirmek için bakışlarımı ayırdım ve etrafı izlemeye başladım. Denize balıklama atlarken çığlık atan gençler, çocukları ile dolaşan aileler, el ele tutuşup sahilde yürüyen sevgililer... Bu son gördüğüm görüntü ile başımı ordan hemen çevirdim çünkü aklıma Lucas gelmişti.Bana onu hatırlatacak hiçbir şey istemiyordum ve daha fazla orda durmayıp içeri geçtim. ............ Lucas Bir türlü akşam olmak bilmiyordu. Lily'nin evinin önüne diktiğim adamlardan sürekli bilgi alıyordum. Bir ara kitap okumak için balkona çıkmış ama daha sonra evden hiç çıkmamış. Tom'a hâlâ güvenmiyordum her ne kadar Lily'nin iyi olması için onu götürmeyeceğini söylesede tedbirimi alıyordum. "Bu insanları anlamıyorum " Braine'nın sesiyle kendime geldim ve dikkatle baktığı yöne doğru baktım. Bir grup genç sahilde voleybol oynuyor o da onlara bakıyordu. "Hayır yani o lanet topun aşağı düşmemesini sağlamak için kendilerini ordan oraya atıyorlar ve bundan eğleniyorlar" "Braiden bizim eğlence anlayışımızla onlarınki bir değil " dedim gülerek. "Olabilir ama yine de saçma " dedi. "Bunlara bakarken daraldım daha fazla araçta kalamayacam çok sıcak biraz denize girecem" "Tamam keyfine bak " dedim. Braiden dışarı çıkıp üstündekileri çıkardığında kaslı ve dövmeli vücudunu sergileyince bütün kızların dikkatleri bir anda ona kaydı. Resmen herkes ağzı açık bir şekilde ona bakıyordu ve Braiden da bunun farkındaydı iyice kaslarını şişirecek hareketler yaparak kızların iyice salyalarının akmasına neden oluyordu.Hatta bazıları olayı iyice abartmış erkek arkadaşlarının yanında Braiden'ı yiyecek gibi bakıyorlardı. "Piç herif!" dedim gülerek "Mina burda olsa seni parçalardı Braiden" Zihin bağlantısı ile konuştum. "Nee! Bir şey yapmıyorum ki dostum " "Erkek arkadaşları kaslı değilse ne yapayım. Boş boş bir topun peşinde koşacaklarına kas geliştirecek sporları yapsınlar " Tanrım bütün gün bunu izleyemem deyip sahilde bir kafeye gidip oturdum. Sonunda akşam olmuştu. " Hadi Tom'un dediği yere gidelim " dedim. Orda onları bekleyecektik. Yarım saat geçtikten sonra Lily ve Tom'u gördüm. O kadar güzel görünüyordu ki.... İç çekerek onları izlemeye başladım. Birbirleriyle sohbet ediyor, arada gülüyor ama bu gerçek bir gülüş değildi onun gülüşünü çok iyi bilirim.Gülerken gözlerinin içide gülerdi fakat şimdi... Gözleri boş bir şekilde bakıyor sadece dudakları kıvrılıyordu. Bir saat geçtikten sonra Braiden ; " Neden hâlâ yanından ayrılmıyor bu !" "Bütün gün onu mu beklicez"dedi öfkeyle. Gerçekten Tom'dan hiç haz etmiyordu. "Dikkat çekmemek için yapıyor. Çok az kalıp gitse Lily sonra onunda parmağı olduğunu anlar.Bunu istemiyor" "Oofff!!! Bu kadar düşünme ile fazla yaşamaz bu " dediği şeyin farkına varınca," Ya da dur! Daha çok düşünsün böylece onu öldürmeden kurtulmuş olurum" keyifle gülerken ona ciddi misin der gibi baktım. "Lucas ! Tom ayrılıyor yanından!" bakışlarımı Braiden dan alıp anında Lily'nin olduğu yere baktım. "Tamam beş dakika içinde yanına gidecem " deyip beklemeye başladım. Aşırı tedirgindim beni görünce nasıl tepki vereceğini bilmiyorum.Belki öfkesini yüzüme vurur bana bağırır çağırır ne aşağılık biri olduğumu haykırırdı. Ne yaparsa yapsın hepsini haketmiştim. Beş dakika geçtikten sonra araçtan inip ona doğru yürümeye başladım. Yaklaştıkça içimde bir korku oluşuyordu. Sadece aramızda bir adımlık mesafe kaldığında durdum arkasında beni hissedince yavaşça arkasına dönüp bana baktı. "Merhaba Lily " ........
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD