* * * * * Vâris’in eli belimde, benim yüzümde ise sahte bir gülümseme vardı. Paparazilerin flaşları gözlerimi yakıyor, her patlamada yüzümdeki buruk gülüş daha da sertleşiyordu. Böyle planlanmamıştı; ama kaderin garip bir cilvesiyle, bu beklenmedik an sayesinde ilişkimiz ilan edilecekti. Varis’in çevresi, benim çevrem — herkes öğrenecek, konuşacaktı. Fakat kimse bilmeyecekti; aramızdaki sözleşmenin soğuk satırlarını, kuralların acı gerçekliğini ve bunun beni nasıl yıprattığını… Kimse bilmeyecekti. İçimde bir yerler çoktan yorulmaya başlamıştı; Varis bazen soğuk, bazen çelişkili davranıyor, ne istediğini bilmez gibi tutumlar sergiliyordu. Bu belirsizlik, enerjimi emiyordu. Bir mikrofon uzandı önüme; elinde kablolu bir cihaz taşıyan gazeteciden bir soru yükseldi: “Vâris Bey’in sekreteri

