* * * * * Bu sabah heyecanla uyanmadım; aksine, büyük bir endişe ve “ne olacağı” korkusuyla açtım gözlerimi. Karşımda uçsuz bucaksız gökyüzü ve Boğaz manzarası... Etrafımda hayal edemeyeceğim kadar lüks bir ortam... Ama yine mutsuzum, evet, yine mutsuzum. İşte şimdi diyorum ki: “Ben ne anladım bu zenginlikten?” Hani para tüm sorunları çözüyordu? Öyleyse neden hâlâ mutsuzum? İşte bunu düşünmeye başladım. Çünkü annem hep bana şöyle söylerdi: “Para her kapıyı açar, para tüm sorunları çözer. Otobüste ağlamak yerine Lamborghini’de ağlamayı tercih ederim.” Vesaire vesaire... O hep böyle konuşurdu. Elbette benim zihnime şu yerleşmişti: Her şeyin çözümü paradır ve para kesin mutluluk getirir. Öyle olmuyormuş, kaptan. Meğerse mesele para değilmiş; hayatımızdaki, etrafımızdaki insanlar ve tabii

