* * * * * Artık pek de bir çare kalmamıştı sanırım. Bu oyun benim tarafımdan değil, Esin tarafından bitirilecekti ve ona bu haddi veren, varisin ta kendisiydi. Biliyordum, bu kadının başımıza bir iş açacağını. Kendi kendime söylenirken varis geri döndü ve arabaya oturduğunda, “Dur,” dedim. “Arabayı çalıştırma. Söylemem gereken bir şey var.” Durdu ve sessizce bekledi. Ama ben nasıl söylemem gerektiğini bilmiyordum. Onun telefonunu kurcalamıştım, evet, ve bunu itiraf etmek zorundaydım. Çünkü Esin’in mesajından hemen şu an haberi olmalıydı. “Tuğba, konuşsana.” Diye diretince, mecburen ona doğru dönüp, “Sen yokken telefonunu kurcaladım çünkü bir mesaj geldi ve içimden bir ses ‘Bu mesaja mutlaka bakman gerekiyor.’ diyordu,” dedim. Kaşları çatılmıştı ama hiçbir şey söylemedi. Telefonunu

