EFSUN Annem, pencereden dışarıya sessizce bakmayı sürdürüyordu. Parmak uçları camın kenarında hareketsizdi, gözleri uzak bir boşluğa takılmış gibiydi. “Ne yaşadın ki?” diye sordu aniden. Sesinde gizli bir merak vardı, ama yüzüme bakmamak için kendiyle savaşır gibiydi. Gözlerini kaçırıyordu; belki de duyacaklarından korkuyordu. Dudaklarım titredi. Gözlerimde birikmiş yaşlar, artık dayanamayarak yanaklarımdan süzülmeye başladı. Yanımda oturan Miran’ın eline tutunuyordum hâlâ; sanki onun varlığı beni hayatta tutan tek şeymiş gibi. “Çok şey yaşadım, anne…” dedim, ama sesim neredeyse fısıltıydı. O an, annem başını ağır ağır bana çevirdi. Gözleri gözlerime değdiğinde zaman bir anlığına durdu. “Canını yaktı, değil mi?” diye sordu. Kelimeleri öyle tanıdıktı ki… Sanki her şeyden haberi varmış

