EFSUN Gözlerimden süzülen yaşlar, yanaklarımı ıslatırken boğazımda bir düğüm büyüyordu. Kalbim, göğsümde panikle çırpınan bir kuş gibi çarpıyor, nefes almak bile zor geliyordu. O an, Miran kollarını sımsıkı bedenime doladı. Güçsüzleşen dizlerime tutunacak bir destek arar gibiydim ve o beni, parçalanmış dünyamın ortasında sığınılacak tek liman gibi kendine çekti. Başımı göğsüne yasladım. Kalp atışlarını duyabiliyordum; güçlü ama bir o kadar da tedirgindi. Sanki benim korkularımı kendi içinde bastırmaya çalışıyor, benim için ayakta kalıyordu. Babamın ani fenalaşmasıyla apar topar hastaneye gelişimizden bu yana geçen her saniye, zihnimde saat gibi ağır ağır işliyordu. Bekleme salonunun beyaz ışıkları gözlerimi acıtıyor, duvarlardaki sessizlik kulaklarımı sağır ediyordu. Göğsümde taş

