EFSUN Bugün hastanedeki son günümdü. Birazdan taburcu edilecektim ve bunun için avukatımı bekliyordum. Yanımda ondan başka kimse yoktu. Ama nerede olduğunu, gelip gelmeyeceğini bile bilmiyordum. Sadece bekliyordum… Son konuşmamızdan sonra içimde bir şeyler değişmişti. Yıllardır benden koparılmış olan gücümü, inancımı geri kazanmıştım. Artık daha dik durabiliyordum, nefes alışlarım bile daha sağlamdı. Ve tüm bunlar Miran sayesinde olmuştu. Ona duyduğum güven gün geçtikçe büyüyordu. Reşit’ten kurtulacağıma dair içimde yıllardır unuttuğum bir his yeşermeye başlamıştı: Umut. İçim kıpır kıpırdı. Pencereye yöneldim. Odanın camına minik bir serçe kondu. O an, içimdeki fırtınaların içinde küçük bir huzur bulmuş gibi, dudaklarım farkında olmadan kıvrıldı. Derin bir nefes aldım. Ve tam o anda…

