MİRAN Boynumdaki kravatı özenle bağlarken, aynada yansıyan suratıma göz gezdirdim. Gergin ve endişeli bir ifadeyle bakıyordum kendime. Zerrin, elinde tuttuğu ceketimi getirirken, ben hızla üzerimi giyip düzelttim. O an her şey sanki bir oyun gibiydi; ben de bu oyunun bir parçasıydım. Ceketimi son bir kez düzelterek, omuzlarımı kasarak dik durmaya çalıştım. Bugün, günlerden çoktandır beklediğim o anın ta kendisiydi. Reşit’in mahkemeye sevk edilme günü… Adaletin terazisinin nihayet dengenin sağlanacağı gün. Zerrin, bana bir adım kadar yakın durdu. Başını eğerek, sesini kısık ve titrek bir şekilde duyurdum. “Abi…” diye fısıldadı, gözleri korku ve endişe ile dolu. Sesimi kasvetli bir şekilde boğarak yanıtladım. “Söyle güzelim.” Zerrin, kelimeleri ağzına kadar getirdiğinde, dudağını ı

