"Son Kale"

1287 Words
Yelina'nın kalbi hızla çarptı. Çığlığın geldiği yöne doğru hızla ilerledi. Arkasındaki avcılar, onu takip etti. Ormanın karanlık gölgeleri hareket ediyordu. Barbarlar, pusuya yatmıştı. Yelina, çığlığın kaynağına ulaştığında, dehşet içinde kaldı. Bir Gece Avcısı, yerde yatıyordu. Vücudu, barbarların acımasız saldırısına maruz kalmıştı. Yelina, yaralı avcının yanına çöktü. "Dayan," diye fısıldadı. "Seni buradan çıkaracağız." Ama yaralı avcı, başını iki yana salladı. "Kaç... Kaçın," diye zorlukla konuştu. "Onlar... çok sayıda. Ve... Raskor..." Yelina'nın gözleri genişledi. Raskor... Barbarların lideri. Onun adı, dünyanın her köşesinde korkuyla anılıyordu. Yelina, yaralı avcıyı güvenli bir yere taşımak için hareket etti, ama o anda, ormanın derinliklerinden gürültüler yükseldi. Barbarlar, yaklaşıyordu. "Savunma pozisyonu alın zihninde bağırdı sürüye!" "Onları durduracağız. Topraklarımızı koruyacağız." Alfaya haber verin tehlikedeyiz çocukları yer altına götürsünler. Yelina, yaralı avcıyı güvenli bir yere taşımaya çalışırken, ormanın derinliklerinden gelen gürültüler iyice yaklaştı. Barbarlar, adeta bir fırtına gibi üzerlerine geliyordu. Aynı anda, Alfa'ya da zihinsel bir mesaj gönderdi: "Alfa, tehlikedeyiz. Çocukları yer altına götür. Sürüyü topla!" Alfa, Yelina'nın çağrısını duyduğunda, kalbi hızla çarptı. Liderlik etmesi gereken andı, ama içinde bir korku vardı. Raskor ve barbarlar, ormanın en korkulan savaşçılarıydı. Yine de, sürüsünü korumak için harekete geçti. Hızla ormana doğru koştu, diğer kurtları toplamaya başladı. Her birini uyarıyor, savaşa hazırlanmalarını söylüyordu. Ama yüzündeki endişe, sürüsü tarafından fark ediliyordu. Kısa sürede, Alfa'nın etrafında büyük bir kurt topluluğu toplandı. Hepsi, Alfa'nın emirlerini bekliyordu. Alfa, derin bir nefes aldı ve sürüsüne döndü. "Raskor ve barbarlar, topraklarımıza girdi. Onları durdurmak için hep birlikte savaşacağız. Kurt formuna girip gri tüylerini üzerini sarmıştı. Herkes dönüşürken kemik çıtırtıların sesleri etrafı dolduruyordu. Ormanın derinliklerinden Raskor ve adamları ortaya çıktı. Barbarlar, vahşi görünümleri ve acımasız bakışlarıyla, adeta bir kâbus gibiydi. Raskor, önde duruyor, Pençeleri uzamış herkesten daha cüsseli kararmış mavi gözleriyle sürüye meydan okuyordu. Alfa'ya baktı ve sert bir sesle konuştu. Sen misin Alfaları? Arkasına bakıp kahkahalara boğuldu. Torin görüyor musun kardeşim alfaya bak! Kahkahaları meydanı dolduruyordu. Herkes anlamsızca bakarken, iyice tedirgin olmuşlardı. “Mallarınız ve sizler artık benimsiniz. Zarar görmek istemiyorsanız, boyun eğin." Yüksek sesi herkesin içini titretmişti. Ama konuştuğu dil, Yelina ve sürüsü için anlaşılmazdı. Barbarlar, farklı bir dil konuşuyordu. Yelina, Raskor'un sözlerini anlamadı. Gözleri, Torin'e kaydı. Torin, Raskor'un sağ kolu ve sözcüsü olarak, bir çok dili biliyordu. Yelina, "Ne diyorsunuz? Bizden ne istiyorsunuz anlamıyoruz?" Torin, Yelina'ya alaycı bir şekilde baktı. Raskor'un sözlerini çevirdi: "Raskor diyor ki: 'Mallarınız ve sizler artık benimsiniz. Zarar görmek istemiyorsanız, boyun eğin.'" Yelina'nın gözleri öfkeyle parladı. "Asla!" diye haykırdı. "Bu topraklar bizim. Hiçbir barbar, bizi boyunduruk altına alamaz!" Raskor, Yelina'nın sözlerini anlamış gibi gülümsedi. Barbarların kirli kokusu nefes alamayı zorlaştırıyordu. Genelde göl kenarlarında yıkanır. Bir nebze olsa temizlenirdiler. Her gün tetikte ve savaşla geçen günleri arkasına bağlı köleleriyle artık sona yaklaşmıştılar. Son kale burasıydı. Karşısındaki kıza bakarken güzelliği gözlerine takılsa da kendini düzeltti. Sert adımla Yelinaya doğru yaklaşırken Yelina ve diğerleri savunma pozisyonu almış Barbar Alfanın yaydığı güçten titresede direnmeye çalışıyorlardı. Dur! Ne diyor bu küçük fahişe kardeşim söylesene diyerek dişlerini gösterdi. Torin, alayla bakarken Yelina sarsılmadan ondan gelecekleri bekliyordu. Size sadece 10 dk veriyorum ya şimdi boyun eğersiniz yada kökünüzü burada bitiririm. Kuzey yerleşkesi Alfası Derek sürüye geri çekilme teslim olmalarını söylerken isyan sesleri yükseliyordu. Gece avcılarında isyan sesleri iyice yükselirken Alfa geri adımlar atarak sürünün arkasına geçti. Ama artık çok geçti Raskor elini kaldırdı. Barbarlar, anında saldırı pozisyonu aldı. Raskor'un ezici gücü, ormanın her köşesine yayılıyordu. Aurası, tüm ormana yayılmıştı, Raskor'un vahşi enerjisi karşısında sürü zayıf kalıyordu. Sürü, Raskor'un baskısı altında diz çökmeye başladı. Bazı kurtlar, korkudan titriyordu. Yelina, zorlukla nefes alıyor, sürüsünü ayakta tutmaya çalışıyordu. "Dayanın!" diye bağırdı. "Bu topraklar için savaşacağız!" Ama Raskor, bir adım daha ileri gitti. Pençesini havaya kaldırdı ve sert bir sesle bir şeyler söyledi. Torin, çevirdi: "Raskor diyor ki: 'Son kez uyarıyorum. Boyun eğmezseniz, hepinizi yok edeceğim.'" Yelina, Alfa'ya baktı. Boyun eğmek, onların doğasına aykırıydı. Ama Raskor'un gücü karşısında, savaşmak da neredeyse imkânsızdı. O anda, Yelina'nın gözleri barbarların üstünde gidip gelirken görünüşleri onu da diğerleri gibi sarsmıştı. Biri dişlerini pençesiyle temizlerken, bir diğeri kemeriyle oynuyup pis pis ona bakıyordu. Çıkmazın içinde olsa da canını meydanda bırakmaya hazırdı.Raskor'un pençesi havada asılı duruyordu. Gözleri, Yelina'nın üzerinde gezinirken, içinde tuhaf bir ilgi uyanmıştı. Bu kız, diğerlerinden farklıydı. Gözlerindeki cesaret, vücudundaki gerginlik ve öfkeyle birleşmiş, adeta bir avcı gibi duruyordu. Raskor, bu tür bir direnişi uzun zamandır görmemişti. Ama bu, onu daha da cezbediyordu. "Bu kıza dokunanı buraya gömerim," diye gürledi Raskor, sesi ormanın her köşesine yayıldı. "O artık benim malım. Kimse ona zarar vermeyecek." Barbarlar, Raskor'un sözlerini duyduklarında, birbirlerine bakıp alaycı kahkahalar attılar. Aralarında konuşurlarken: Raskorun ilk defa bir kıza kendi isteğiyle sahiplenmesi herkesin ilgisini çekmişti. Yelina, Raskor'a doğru bir adım attı. Gözleri, onun mavi gözlerine dikilmişti. "Biz kimsenin malı değiliz," diye sert bir sesle konuştu. "Ve sen, bu topraklardan asla sağ çıkamayacaksın." Torun, Alfasina ne söylediğini çevirdiğinde; Raskor, Yelina'nın cesaretine şaşırmış gibi gülümsedi. "Cesur konuşuyorsun, küçük kurt. Ama cesaret, seni kurtaramayacak." Eğer direnirsen, hepiniz yok olacaksınız."Yelina, bu sözleri duyduğunda, gözlerindeki öfke daha da arttı. Ama aynı zamanda, sürüsünün durumunu da görüyordu. Bazıları, Raskor'un ezici gücü karşısında diz çökmüştü. Alfa, yerdeydi ve gözleri dolmuştu. Sinirden titriyordu. Yelina, içinde bir acı hissetti. Bu, onların eviydi. Son kale burasıydı. Ve eğer burayı kaybederlerse, geriye hiçbir şey kalmayacaktı. Yelina, Raskor'a doğru yaklaştı. Gözlerinde, bir kararlılık vardı. "Kadınlara ve çocuklara zarar gelmeyecek," diye sert bir sesle konuştu. "Onlar masum." Raskor, Yelina'nın sözlerini duyduğunda,sinirlendi. "Çocuklara hiçbir zaman zarar vermedim," diye kükredi. Ama sonra, yüzündeki ifade değişti. "Kadınlara gelince... Buna söz veremem."Yelina, bu sözleri duyduğunda, öfkeden patlayacaktı. Raskor'un ilgisini kullanarak, zaman kazanabilirdi. Gözlerini, Raskor'un mavi gözlerine dikti. "Eğer gerçekten güçlü olduğunu düşünüyorsan, o zaman benimle yüzleş. Tek başına. Eğer kazanırsan, sürüm boyun eğecek. Ama eğer ben kazanırsam, bu topraklardan çekilip gideceksin."Yelina'nın teklifini duyan Raskor, dudakları kıvrıldı. Ardından, yüzündeki ifade değişti ve yüksek sesle kahkaha atmaya başladı. Kahkahaları, ormanın her köşesine yayıldı. Barbarlar da ona eşlik etti, sesleri adeta bir uğultuya dönüştü. Yelina, bu kahkahalar karşısında biraz sarsıldı. Ama gözlerindeki cesaret hiç kaybolmadı. Kendi sürüsü de şaşkınlıkla ona bakıyordu. Hepsi, Yelina'nın bu cesur hareketine hayret etmişti. Raskor, fetihler yapmış, sayısız alfayı dize getirmiş bir liderdi. Ve şimdi, Yelina ona meydan okuyordu. Bu, sürü için inanılmaz bir andı. Raskor, kahkahalarını kesip sakalını sıvazladı. Gözleri, Yelina'nın üzerinde gezinirken, içinde bir eğlence hissi vardı. "Pekala, küçük kurt," diye alaycı bir sesle konuştu. "Eğlenceli olacağa benziyor. Kabul ediyorum. “ Yelina, Raskor'un sözlerini duyduğunda, en azından bir şansı olduğunu düşüyordu. Ama aynı zamanda, bir fırsat da görüyordu. Raskor, onu küçümsüyordu. Bu, onun açığı olabilirdi. Gözlerini, Raskor'un mavi gözlerine dikti. "Hazırım," diye sert bir sesle konuştu. "İlk hamle senin, küçük kurt," diye alaycı bir sesle konuştu. "Göster bana ne kadar güçlü olduğunu." Yelina, Raskor'a doğru hızla ilerledi ve sert bir yumrukğu karnına indirdi. Yumruk, Raskor'un kaslı vücuduna çarptığında, bir ses yankılandı. Ama Raskor, neredeyse hiç etkilenmemiş gibi duruyordu. Sadece hafifçe geriye doğru adım attı ve şaşkınlıkla Yelina'ya baktı. "Vay canına," diye mırıldandı Raskor. "Güçlüymüşsün, küçük kurt." Yelina, bu şaşkınlığı fırsat bilerek hızla yere yattı ve Raskor'un dev bacaklarının arasından geçti. Sırtına doğru hızla döndü ve sert bir darbe indirdi. Raskor, bu hamle karşısında biraz öne doğru eğildi. Yüzündeki ifade, artık alaycı değil, daha ciddi bir hal almıştı. Barbarlar ve Gece Avcıları, bu çatışmayı nefeslerini tutarak izliyordu. Herkes, olan bitene şaşkınlıkla bakıyordu. Raskor, bir kadından gelen darbelerin bu kadar iyi olacağına inanamadı. Raskor, yavaşça doğruldu ve Yelina'ya döndü. Gözlerinde, bir öfke ve aynı zamanda bir hayranlık vardı. "Cesur küçük kurt," diye mırıldandı. "Beni eğlendiriyorsun." Yelina, Raskor'un sözlerini duyduğunda anlamadı ama, içinde bir tiksinti hissetti. Raskor, ona doğru hızla ilerledi ve Yelina'nın bir sonraki hamlesini eliyle durdurdu. Onu kavrayıp arkasına geçti ve sıkıca tuttu. Yelina, Raskor'un gücü karşısında zorlukla nefes alıyordu. Raskor, Yelina'nın kulağına eğildi ve alçak bir sesle fısıldadı: "Vahşi kelebek, azdırıyorsun beni." Raskor'un ne dediğini anlamamıştı. Gözlerini, sürüsüne çevirdi. Herkes, ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Raskor, Yelina'yı bıraktı ve bir adım geri çekildi. Gözleri koyulaşmış Yelinanın her ayrıntısına bakıyordu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD